Meleklerin Payı

2 Mayıs 2015

Old Pulteney Noss Head Tadım Notları

%46 alkol oranıyla şişelenen bu viski Old Pulteney'in duty free serisinde yer alan bir ürün. Deniz Feneri serisi olarak adlandırılan bu seride Noss Head'den başka Duncansby Head ve Pentland Skerries adlı şişeler de bulunuyor. Burbon fıçılarında yıllandırılan viskide soğuk filtrasyon uygulanmamış ve adını aldığı Noss Head deniz fenerinin resmedildiği şık bir kutu ve şişe ile sunuluyor.

Koku: Baharatlı ve sıcak, floral, limon kabuğu
Tadım: Yüksek alkolünü hissettiriyor, sıcak, baharatlı bir damak. Oldukça dengeli, karabiber ve narenciye tatları. Tüm damağı sıvayan dolgun ve dengeli bir gövde
Bitiş: Oldukça uzun bir bitiş, damağın her yerinde
Not: 86

Bu da ilginiz çekebilir: Old Pulteney 12 yo tadım notları

30 Nisan 2015

Hot Toddy

Bu aralar ateş, burun akıntısı, boğaz ağrısı gibi sevimsiz semptomlarla boğuştuğum ve hasta yattığım için pek tadım yapamıyorum (burnum tıkalıyken ve hiçbir şeyden tad alamazken viski içersem alabileceğim tek not "içtiğim şey viski" olur herhalde:)) Elbette hasta olduğumu duyan pek çok arkadaştan zencefilli, limonlu, ballı karışım önerileri yağıyor. Viski seven dostlarımdan bazıları da Hot Toddy'yi hatırlatınca bu konuda hiç yazmadığımı fark ettim.

Hot Toddy en basit tarifiyle sıcak suya viski, limon suyu ve bal eklenerek hazırlanan sıcak bir içecek. Tahmin edebileceğiniz gibi çubuk tarçın ve zencefil de bu karışıma çok yakışıyor. İster sıcak suya bir tek viski koyup yarım limon suyu ve bir tatlı kaşığı balla tatlandırın, isterseniz sıcak su yerine farklı aromalardaki çayları kullanın çok keyifli bir kış içkisi elde etmiş oluyorsunuz.


Bu yazıyı yazarken elimde biraz önce emprovize ettiğim bir Hot Toddy var. Geçen haftaki Moskova ziyaretimde satın aldığım tarçınlı bir çayı az zencefil ve tarçın kabuğu ile demledim. Çok koyu olmayacak şekilde bir kupaya koyup içine 1 tek Jim Beam ve limon suyu ekledim. Baldan oldum olası hazzetmediğim için elimdeki Hot Toddy balsız bir Hot Toddy. Genellikle harmanlanmış viskiler ve burbon öneriliyor. Ben daha odunsu bir tad aldığım için burbonları tercih ediyorum.

Hot Toddy viski yerine brendi, rom gibi içkilerle de hazırlanabiliyor. Evde Bacardi Oakheart ve Captain Morgan Original Spiced Gold da var. Baharatlı ve aromalı romların da çok yakışacağını düşünüyorum, bu akşam da onları deneyeceğim. 

27 Nisan 2015

TimeOut 101 Lezzet Festivali

26 Nisan 2015 Pazar günü TimeOut İstanbul tarafından Sait Halim Paşa Yalısı'nda düzenlenen 101 Lezzet Festivali'ndeydik. Gurme lezzetler tatmak, yeni restoran ve ürünleri tanımak için müthiş bir fırsat yaratan 101 Lezzet için bu yılki ana amacım viski eşlikçisi olabilecek yeni lezzetler keşfetmekti. 

Büyük ilgi gören etkinlik 13:00 sularında mahşeri bir kalabalıkla başladı (kesin bilgi olmamakla birlikte 3000 biletten bahsediliyordu) Hep daha butik, küçük etkinliklerde gittiğim Sait Halim Paşa Yalısı'nı AVM hissi veren bir kalabalıkla görünce üzülmedim desem yalan olur; umarım bu şık mekan çok zarar görmemiştir.

Sayısız restoran ve ürün olduğu için tek tek değerlendirme yapmak çok kolay değil. Ancak Topaz'ın balkabağı püresi eşliğindeki ördeği, Ferahfeza'nın keçi peynirli amuse bouche'ları, Dublemeze'nin müthiş mezeleri, Pine Olive Oil'in sızma zeytinyağıyla aroma kattığı votka/lime suyu/Tabasco'lu kokteyli, Yada'nın suşileri aklımda kalan lezzetler oldu. Geçen sene de olduğu gibi bunca gurme lezzetin olduğu bir mekanda kebap ve dönerlere olan ilgiye pek anlam veremedim; zaten kırmızı etle de aram pek olmadığı için dumandan göz gözü görmeyen barbekü alanına fazla uğradığımı söyleyemeyeceğim.





Geçen seneden farklı olarak, yükseliş trendindeki üçüncü dalga kahvecilerin de festivale katılmış olması güzel bir ayrıntıydı. Geçtiğimiz aylarda düzenlenen ve organizasyon sorunları nedeniyle pek zevk alamadığımız kahve festivalinde denediğim ve damak tadıma uygun bulmadığım CoffeeNutz'ın Cold Drip ve Nitro Brew'ına tekrar şans verdiğim için memnunum; muhtemelen kahve festivalindeki sifonlarda bir sorun olduğu için o zaman pek beğenmediğim ve "kahve kahve olalı böyle zulüm görmedi" dediğim kahveler bu sefer çok büyük zevk verdi. 

Viski ve 101 Lezzet

101 Lezzet festivali Chateau Nuzun, Arcadia, vs gibi pek çok şarap markasının yanısıra Tuborg'un da yer aldığı bir etkinlik; yani alkolsüz değil. Böyle bir gurme etkinlikte viski ve diğer yüksek alkollü içeceklerin bulunmamasına çok anlam veremiyorum. 101 lezzetin içine viski malesef girmeyi başaramadığı için bize de sadece viski eşlikçisi olabilecek lezzetler keşfetmek kaldı:

Aleta Smokehouse : Aras Balcıoğlu'nun butik füme ürünlerinin benim açımdan bu festivalin en önemli keşfi olduğunu söyleyebilirim. Özellikle isli Islay viskileri füme ürünlerle çok yakıştığı için festivalde de tatma şansı bulduğumuz somon füme, somon gravlax ve füme enginarların viskilerimizi yudumlarken aldığımız lezzeti katlayacağını düşünüyorum. 


Yossu Yosma Tellioğlu hanımın bir projesi. Kendi çiftliklerinde "sevgi" ile yetiştirdikleri meyve ve sebzeleri cold press juice olarak sunan Yossu markası çok lezzetli/sağlıklı içecekleriyle dikkatimizi çekse de benim için asıl ilginç olan ürün "Lahana (kale) Cipsi"ydi. "Kale" ülkemizde fazla yetişemeyen, kara lahanaya benzeyen yeşil yapraklı bir bitki ve dünyanın lutein içeriği en yüksek besinlerden biri olduğu için göz sağlığı açısından tüketilmesi öneriliyor. Böyle yeşil yapraklı bir sebzeyi fırında kurutarak tuzlu bir atıştırmalık yapmak gerçekten değişik bir fikir. İlk Maltın Günü tadımımızda grubumuzla paylaşarak arkadaşlarımın da yorumlarını almak istiyorum.


Erenköy Şerbet gül, meyankökü, lohusa gibi geleneksel şerbetleriyle ilgimi çeken bir başka stand oldu; kişisel olarak viski kokteyllerini tek tercih etmesem de farklı kombinasyonlarda, özellikle de yaz ayları için ilginç lezzetler yaratılabileceğini düşünüyorum. 

Peynir, mantar, hardal, sos, vs gibi gurme ürünlerin distribütörlüklerini yapan Ekolgıda'nın çok basitçe "kahveli gazoz" olarak tanımlayabileceğimiz Moka Instinct içeceği keşfettiğimiz diğer bir ilginç bir lezzet oldu. Aldığım şişeyi henüz bir viski ile deneme fırsatı bulamadım ama viskisini illa gazlı bir içecekle karıştırarak içenler için kola ve enerji içeceği yerine farklı bir alternatif olabilir. Zaten firma da bu içeceği bir kokteyl bazı olarak konumlandırıyor ve viskili kokteyli için bardağın 1/3ü viski dolu bardağın üstünün buz ve Moka Instinct'le tamamlandığı basit bir kokteyl öneriyor.



Festivalin hayal kırıklıklarından biri çikolata çeşitliğinin çok az olmasıydı. Geçen sene katılan ve ürün gamlarının tamamını cömertçe paylaşan Divan ve Gezi'yi göremediğim bu festivale Lindt oldukça küçük bir standla katılmıştı. Bu nedenle viski eşlikçisi çikolata keşfi planım suya düştü diyebilirim.

Böyle etkinliklerin en güzel yanlarından biri de damak tadına düşkün, gurme ve gurman dostları görmek ve sohbet edebilmek. Yemek.com ekibiyle tanışmak, Maltın Günü ve Gusto Viski Kulübü'nden arkadaşlarımla farklı bir ortamda da biraraya gelmek ve bu müthiş festivalin tadını birlikte çıkartmak büyük keyif oldu.

Bir sonraki 101 Lezzet'te görüşmek üzere...



 

23 Nisan 2015

Viskinin Vücuda Etkileri


1920-1933 yılları arasında ABD’deki içki yasağı (prohibition) döneminde bazı doktorlara ilaç olarak viski "reçeteleme" yetkisi verildiğini biliyoruz. Bu dönemde doktorların depresyon, hazımsızlık gibi tanılar koydukları hastalarına ABD Hazine Dairesi tarafından bastırılan resmi reçete koçanlarıyla sınırlı miktarda viski reçete etmeleri ilginç bir bilgi.
 
Viski ve sağlık anahtar kelimeleriyle arama yaptığınızda “Viskinin Sağlığa Faydaları” gibi fazla bilimsel karşılığı olmayan pek çok yazıya rastlamak mümkün. İçerdiği ellajik asit gibi antioksidanlar nedeniyle kanser dahil olmak üzere pek çok hastalığa faydası olduğu, kan pıhtılaşmasını yavaşlattığı gibi sayısız bilgi dolaşsa da viskisever bir doktor olarak viski tüketiminin, dolayısıyla alkolün sağlığımız üstündeki etkilerini objektif olarak paylaşmanın önemli olduğunu düşünüyorum. Viski ne kadar keyif veren bir içki olursa olsun günün sonunda %40 (veya daha bile fazla) etil alkol içeren bir içki ve belli miktarların üstünde tüketildiğinde vücudumuzda hem akut hem de kronik dönemde zararlı etkileri olabiliyor ve bağımlılık yaratabiliyor.  


Viski içince vücudumuzda neler olur?


Viskinin temel bileşeni olan etil alkol kimyasal bir madde olarak vücudumuza girdiğinde diğer kimyasallarda olduğu gibi emilimi takiben kana karışır ve karaciğerimize gider. Alkolün %20’si midede emilirken %80’i ince bağırsaklardan emilmektedir. Karaciğerimiz her an sayısız kimyasal reaksiyonun gerçekleştiği ve enzimler yoluyla kimyasalları parçalayarak vücudumuzu zararlı etkilerden koruyan bir fabrika gibidir. Karaciğer çok kabaca bir hesapla 1 saatte 1 birim alkolü metabolize ederek zararsız hale getirebilir. Alkol belli miktarların üstünde tüketildiğinde karaciğerimiz de mesaiyi artırabilir ancak tüketim sürerse ve enzimler yetersiz hale gelirse etil alkol kanda belli miktarların üstüne çıkarak diğer organlar üstündeki zararlı etkilerini göstermeye başlar. (Kısa bir zaman diliminde üstüste shot olarak içilen içkilerin karaciğerin metabolizma hızının yetmemesi nedeniyle hızlı bir sarhoşluk yaratmasının nedeni budur) Uzun yıllar kullanıldığında aşırı tüketim karaciğerin fonksiyonlarını bozduğu ve hepatosit adı verilen karaciğer hücrelerinin ölümüne neden olduğu için karaciğer yağlanması, kronik hepatit, siroz ve karaciğer yetmezliğine kadar giden tablolara neden olabilir.


“1 birim alkol” ülkeden ülkeye ve ölçü biriminden ölçü birimine değişkenlik gösterse de yaklaşık 1 tek viski = 1 kadeh şarap = 1 şişe bira gibi aklımızda kalabilir.



Kan Alkol Düzeyi ve Promil 


Kan Alkol Düzeyi (kandaki alkol miktarı) alkolün vücudumuz üstündeki zararlı etkilerini anlamak için faydalı bir ölçektir. Pek çok Avrupa ülkesinde olduğu gibi ülkemizde de kullanılmakta olan promil (permille) birimi 1 litre kanda kaç gram alkol olduğunu göstermektedir. 0.5 promil, yani 1 litre kanda 0.5 gram alkol bulunduğu an yasal sınıra ulaşmış olursunuz. Yani vücudunda 6 litre kan bulunduğunu varsaydığımız bir yetişkinin kanına 3 gram alkol karıştığı an yasal sınıra ulaşılmış demektir. Kan Alkol Düzeyi cinsiyet, kişinin vücut ağırlığı ve vücut yağ oranı gibi faktörlerle değişmektedir. Bu da aynı miktar alkol tüketiminin farklı insanlarda neden farklı sarhoşluk etkileri yarattığını açıklamaktadır. Kadınlarda vücut su oranının erkeklerden daha düşük olması, karaciğer dehidrojenaz enziminin daha yavaş çalışması ve hormonal faktörler nedeniyle içilen aynı miktar alkol kan düzeyini daha fazla artırabilir. Kadınlarda alkolün kronik hastalık yaratma etkisi de daha fazladır. Araştırmalar alkolik kadınların siroz hastası olma olasılığını alkolik erkeklerden daha fazla olduğunu göstermektedir.  

Gazlı alkollerde emilim daha yüksek olmaktadır. Bunu basit bir örnekle açıklayacak olursak aynı alkol düzeyine sahip bir kadeh şampanya kan alkol düzeyini 1 kadeh şaraptan daha fazla artırmaktadır.


Viskinin Beyin Üzerindeki Etkileri


Altın rengi bir tek malt viskiyi kadehimize koyup tadım yaparkenki mutluluk anını bir yana bırakırsak alkol bir “santral sinir sistemi depresanı”dır. Yani beyin fonksiyonlarını yavaşlatır. Alkol küçük miktarlarda neşeli (öforik) bir duygudurum yaratsa da alınan miktar arttıkça hareket koordinasyonu ve entellektüel kapasite azalır, reaksiyon zamanı uzar. Beynin konuşma bölgesi olan Broca da etkilendiği için konuşma bozulur ve anlaşılmaz hale gelebilir. Alkol miktarı çok arttığında solunum ve dolaşım sistemleri de etkilenir ve solunum/kalp atışı düzensizleşir. Son aşama koma ve ölümdür.


Viski ve İlaç Kullanımı


İlaçlar da kimyasal maddeler oldukları için karaciğerde metabolize olmaktadır. Bu nedenle alkol ile aynı anda kullanılan bir ilacın metabolizması da etkilenecektir. Her ilacın etkisi ve metabolizması farklılık gösterse de sık kullanılan ilaçlardan mideyi etkileyen aspirin ve non steroid antienflamatuar ilaçlar (ağrı kesiciler), veya karaciğerde metabolize olan antibiyotiklerle birlikte alkol kullanılmaması en sağlıklısıdır. Beyni doğrudan etkileyen ilaçlarla (antidepresanlar, santral etkili kas gevşeticiler, vs) birlikte alınan alkol düşük dozlarda bile tehlike yaratmaktadır. 


Viski Kilo Aldırır mı?


Viski şeker ve yağ içermez ancak etil alkolün yarattığı enerji nedeniyle yüksek kalorili bir içkidir ve 10 cc (100 ml) si alkol içeriğiyle doğru orantılı olarak 200-250 KCal civarındadır. Standart %40 alkol oranına sahip bir harman/tek malt viski 200 KCal iken cask strength, single barrel olarak satışta olan yüksek alkollü viskilerde bu rakam 250-300 Kcal lere çıkmaktadır. Elbette viskinin yanında kuruyemiş gibi yüksek kalorili atıştırmalıklar tüketiyorsanız, bir akşam yemek üstüne alacağınız bir duble viskinin size geri dönüşü büyümeye başlayan bir göbek olabilir; dikkat.

Diageo drinkiq web sitesinde bir süredir viskiler de dahil olmak üzere tüm alkollü içeceklerinin besin değeri/kalori tablolarını yayınlıyor.
http://www.knowyourdiageodrink.com/Gateway/Pages/Gateway.aspx?refurl=http://www.knowyourdiageodrink.com/en-row

Avrupa Parlementosu'nun verdiği güncel bir kararla yakında AT sınırları içinde satılan tüm viskilerin etiketlerinde besin değeri/kalori bilgileri de yer alacak.


SONUÇ

Viski de diğer tüm alkollü içkiler gibi sorumlulukla tüketilmesi gereken bir içecektir. Sarhoş olmak için bardak bardak tüketmektense, içeriğini, üretildiği bölgeyi, tadım ve koku karakteristiklerini bilerek yudumlanan bir kadeh viski içmenin vereceği keyif çok daha fazladır.

Sağlığınıza!



Konu hakkında daha ayrıntılı bilgi edinmek için:



21 Nisan 2015

Yılın Viski Blogger'ı Finalistleri Arasındayız!!

Hatırlayacağınız gibi önceki bir yazımda International Whisky Competition - Whisky Blogger of the Year kategorisi için oy vermenizi ve destek olmanızı rica etmiştim. Destekleriniz boşa çıkmadı ve 5 finalist arasında olduğumuzu öğrenmekten büyük mutluluk duyuyorum:

Votes from whisky fans from around the world have been compiled and we're happy to announce the TOP 5 Finalists. Here...
Posted by International Whisky Competition on Monday, April 20, 2015


Hepinizin malumu pek çok faktör yüzünden viski kültürünün bir türlü olması gereken düzeye erişemediği ülkemizin bayrağını bu listede görmek gerçekten çok gurur verici.

Diğer adaylar da uzun süredir takip ettiğim, çok güzel yazıları olan blogger'lar. Sizlerin de mutlaka takip etmenizi öneririm:

- Anne-Sophie Bigot from France with The Whisky Lady

http://thewhiskylady.net/

- Greg Dillon from UK with Great Drams
http://www.greatdrams.com/


- Gal Granov from Israel with Whisky Israel
http://whiskyisrael.co.il/


- Ruben Luyten from Belgium with Whisky Notes

 http://www.whiskynotes.be/

 - Burkay Adalig from Turkey with Meleklerin Payi
www.meleklerinpayi.com  

Bildiğiniz gibi oy verenler arasından seçilecek 5 kişi yarışmaya katılan/kazanan viskilerin tanıtıldığı bir kitaba sahip olacak.

Yarışmanın bu aşamasında iş artık biz yazarlara düşüyor. Geçtiğimiz sene blogumuzda yayınladığımız bir yazıyı seçerek 10 kişilik bir jüriye ulaştıracağız ve son kararı jüri verecek. Ana dili İngilizce olmayan tek blog Meleklerin Payı olduğu için göndereceğim yazı Türkçe ve İngilizce olarak değerlendirilecek.


30.04.2015: Yarışma sonuçlandı ve benim de çok beğenerek okuduğum, notlarından çok faydalandığım Ruben Luyten Whisky Blogger of the Year seçildi. Süreçteki destekleri için tüm okurlarıma çok teşekkür ediyorum.

16 Nisan 2015

That Boutique-y Whisky Company Blended Scotch Whisky Tadım Notları

Bu sene World Whisky Awards En İyi Harmanlanmış Viski ödülü ilginç bir marka ve şişenin oldu: That Boutique-y Whisky Company Blended Scotch Whisky Batch #1.

Google'da herhangi bir viski için arama yaptığınızda ilk karşınıza çıkan linklerden biri Master of Malt olacaktır. That Boutique-y Whisky Company 2012 yılında Master of Malt'ın kurduğu bir bağımsız şişeleyici (independent bottler) firma. Bağımsız şişeleyiciler İskoçya'nın çeşitli damıtımevlerinden topladıkları tek malt viskileri ilginç şişe tasarımlarıyla ve sınırlı sürümlerle sunan firmalar. That Boutique-y Whisky Company de rengarenk, eğlenceli ve esprili grafik tasarımlar içeren etiketleriyle, tek tek siyah balmumuna batırılmış kapakları ve 50 cc lik şişeleriyle yurtdışı viski alışverişlerimde hep dikkatimi çeken bir marka.

That Boutique-y Whisky Company bugüne kadar hep tek malt viski şişeliyordu ve serisinde Ardbeg, Macallan, Glen Garioch gibi ünlü damıtımevlerinin viskilerini bulmak mümkündü; bu sene çıkardıkları Blended Scotch Whisky Batch #1 firmanın piyasaya sürdüğü ilk harmanlanmış viski ve adeta tek malt zevki veren, ödülünü fazlasıyla hakeden çok özel bir viski.

%50.3 alkol oranıyla şişelenen bu seri 148 şişe üretilmiş ve tadım yaptığım şişe 100 numaralı şişeydi:

Koku: Karamel, tatlı, şeri etkisinde, hafif bir meşe ve tütün kokusu, çok derinden bir turba havası var.
Tadım: Tek malt içer gibi, şeri etkisi belirgin, tatlı, acıbadem, karanfil, çok dolgun gövdeli ve dengeli bir viski
Bitiş: Orta uzunlukta ancak tüm damağı kavrıyor ve çok baharatlı 
Not: 90

Normalde harmanlanmış viskilere not vermemeyi tercih etsem bu harman gerçekten tek malt viski içer etkisi yarattığı için ve baharatlı bitişleri seven bir viskisever olarak benden oldukça yüksek not aldı.

Diğer şişelerine ve etiket tasarımlarına göz atmak isterseniz:
 https://www.masterofmalt.com/that-boutique-y-whisky-company/

Whisky Live London ı özetlediğim yazım:
http://www.meleklerinpayi.com/2015/04/whisky-live-2015-londra-bir-viski.html


Whisky Live London 2015


 

15 Nisan 2015

Yamazaki 18 Tadım Notları

Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiğimiz Gusto Viski Kulübü "Dünyadan Egzotik Viskiler" tadım gecesinin yıldızlarından biri Yamazaki 18 oldu. 2007 International Spirits Challenge'da Gold, 2005 San Francisco World Spirits Competition'da Double Gold alan bu şişe %43 alkol oranıyla şişelenmiş.

Koku: Portakal, çikolata, kakao, vişne, orman meyveleri, karaorman pastası (portakallı çikolata havası Glenmorangie Lasanta'yı çok hatırlattı)
Tadım: Kremamsı dolgun bir gövdesi var, tatlı, burunla uyumlu olarak adeta karaorman pastası yer gibi, çok dengeli
Bitiş: Orta uzunlukta, tüm damağı sarıyor, hafif ve derinden gelen bir kimyon tadı
Not: 90

Diğer Yamazaki notlarım ve Japon viskilerini anlatan yazım da ilginizi çekebilir:
http://www.meleklerinpayi.com/2014/09/the-yamazaki-12-tadim-notlari.html
http://www.meleklerinpayi.com/2014/11/yamazaki-distillers-choice-2014-tadm.html
http://www.meleklerinpayi.com/2014/11/japon-viskileri.html

10 Nisan 2015

Johnnie Walker Platinum Label Tadım Notları

Uzun yıllardır Red, Green, Black, Double Black ve Blue Label ekspresyonlarıyla harmanlanmış viski dünyasının liderlerinden olan Johnnie Walker ürün gamına yakın zamanda eklediği Gold Label ve Platinum Label'la yeni lezzetler sunmaya devam ediyor.

Baş Harmancı Jim Beveridge tarafından, 18 yıl olgunlaştırılmış tek malt ve tahıl viskilerin bir harmanı olarak yaratılan Johnnie Walker Platinum Label Speyside karakterini yoğun olarak yansıtıyor. %40 alkol oranıyla çok şık bir şişede/kutuda sunuluyor ve "18 yıl" ibaresi şişe üstünde de belirtilmiş.

Koku: Kuru üzüm, ahşap, derin nefesle bile burnu yakmayan bir alkol düzeyi, derinden gelen bir is
Damak: Yağlı, kremamsı ve dolgun bir gövde, kuru üzüm, fındık, damakta burundan daha yüksek alkol hissi veriyor
Bitiş: Orta uzunlukta, olgun bir Black Label hissi veriyor, hafif baharatlı

Bu şişeyi "+18 yıl premium viskiler" tadım gecemizde tatma fırsatı bulduk; tadımın sonlarında tüm kadehlerimizi tekrar değerlendirdiğimizde beklemiş Platinum Label kadehimizden çok daha yoğun çiçeksi notalar yükseldiğini fark ettik; biraz havalandırmanın iyi geldiği viskilerden

Johnnie Walker'ın oldukça yüksek fiyatlı ultrapremium markası Blue Label'a ulaşamayan, ancak dengeli, kompleks ve olgun bir premium harman arayanlar için Platinum Label ideal bir seçim olabilir.


Harmanlanmış Viskiler

Harmanlanmış (ing. blended) viskiler dünya viski tüketiminin %92'sini oluşturan en geniş kategori olmasına rağmen biz viski kültürü yazarlarının biraz ihmal ettiğimiz bir alan. Bir süpermarkete gittiğinizde, hatta küçücük bir Tekel büfesine girdiğinizde sizi karşılayan J&B, Chivas Regal, Ballentine’s, White Horse, Johnnie Walker, Vat69, Dewar's, vs gibi markaların hepsi harmanlanmış viski ve biraz daha ayrıntılı incelenmeyi fazlasıyla hak ediyorlar.

Genel Bilgiler ve Tarihçe:
Öncelikle harman viskinin tanımıyla işe başlamamız gerekiyor. İskoç viski yasalarına göre:


Harmanlanmış İskoç Viskisi: İskoçya sınırları içinde 2 ya da daha çok damıtımevinde üretilmiş en az 2 viskinin belli oranlarda karıştırılmasıyla elde edilen İskoç viskisidir.


Bu tanımı verince bir yanlış anlaşmaya da izin vermeyelim. Harman viskiler sadece İskoçya'da üretilmiyor; dünyanın herhangi bir yerinde, üretilen farklı türde viskilerin karıştırılmasıyla (harmanlanmasıyla) elde edilen her viski "harmanlanmış viski" olarak adlandırılıyor.

Viski kanunları harmanlanmış bir viskinin içinde hangi viskiden hangi miktarda bulunduğunun yazılmasını gerektirmediği için çoğu harmanın tam formülünü malesef bilemiyoruz. 1853 yılında Usher'ın Glenlivet tek malt viskisini temel alarak yarattığı Usher's Old Vatted Glenlivet tarihteki ilk başarılı harman viski olarak biliniyor. İlerleyen dönemde "baş harmancı" lığın bir meslek dalı olarak gelişmesi ve pek çok markanın kendi harman viskilerini üretip dünyaya pazarlamasıyla harmanlama kavramı gelişiyor ve bugünlere kadar sürüyor.  Ancak genel kural olarak harmanlanmış viskilerin içinde 15-40 kadar tek malt viskinin olduğunu, hacmin geri kalanının tahıl (ing Grain) viskilerle tamamlandığını söylemek mümkün.

Harmanlama ve harman viski pazarlaması diyince akla gelen en ikonik markalardan biri elbette ki Johnnie Walker. 1910-20 lerde bile 70 e yakın ülkede satışta olan, dünyanın ilk uluslararası viski markası olan Johnnie Walker'ın harmanlanmış viski portfolyosunun (Red, Black, Double Black, Green, Gold, Platinum, Blue) günümüzdeki başarısı da o günlerdeki liderliğine ve hala aynı kalitede müthiş harmanlanmış viskiler üretmesine dayanıyor. 


Johnnie Walker Ailesi (Green uzun süredir bulunmadığı için bu görselde yok; ancak bu ay yeniden piyasaya verildi ve aileye tekrar katılacağı günü sabırsızlıkla bekliyoruz)
Harman viskilerin formülünde sadece bakır imbiklerde üretilen tek malt viskiler yer almıyor, hacmin büyük bir bölümü de tahıl viskisi olarak adlandırdığımız ve buğday, çavdar, vs gibi değişik tahıllardan Coffey imbiği kullanılarak sürekli damıtım tekniğiyle üretilen viskilerden geliyor. 1830 yılında İrlanda'da Aeneas Coffey tarafından icad edilen sürekli damıtım (continous distillation) tekniğinde imbik diyince ilk anda gözümüzde canlanan armut şekilli bakır imbikler değil, sütun şeklinde, büyük miktarlarda ve durmadan viski üretebilen Coffey imbiği kullanılıyor ve bu imbiğin icadı harman viskilerin doğuşu ile ilgili en önemli kilometre taşlarından biri.

Harman Viskilerin Tadım Karakteristikleri
Harman viskiler hazırlanırken büyük kitlelerin damak tadları referans alınıyor ve tek malt viskiler kadar uç lezzetler içermeyen, daha çok insanın zevk alarak içecekleri bir karışım üretilmeye çalışılıyor. Tek malt viskiler çok belirgin ve uç karakterlerde viskiler olduklarından içine katıldıkları harmanın karakterini tanımlıyorlar. Bir harmanın üretilmesinde 30'a yakın (bazen daha fazla) tek malt viski kullanılsa da pek çok harman üreticisi belli bir tek malt viskiyi harmanın merkez tadı olarak belirliyor. Örnek olarak Chivas Regal harmanlarının "kalbinde" Strathisla, Cutty Sark'ın kalbinde Glenrothes, White Horse'un kalbinde Lagavulin ve Famous Grouse'ın kalbinde Highland Park/Macallan bulunduğunu biliyoruz. Ancak firmalar ve damıtımevleri formüllerini açıklamadıkları için ne kadar kullanıldıklarını bilmiyoruz. Harmanın kalbinde bulunan viski o harmanın genel tadım karakterini belirleyen faktör oluyor. 

Gerek harmanlanmış, gerekse tek malt viskileri tadım kriterlerine göre sınıflamak kolay bir iş değil. Farklı otoriteler ve viski uzmanlarının bu konuda çalışmaları bulunuyor. Viski yazarı Dave Broom'un Diageo ile ortak çalışması "Flavor Camps" Diageo üretimi olmayan viskileri de kapsıyor ve çok komplike algoritmalar kullanmadan viskileri basitçe birkaç sınıfta gruplamayı başarıyor. Listenin tamamını Dave Broom'un meşhur kaynakları The World Atlas of Whisky ve Whisky: The Manual'da bulabilirsiniz. Ben burada harmanları listeliyorum:

Dave Broom Flavour Camps
İskoçya ve dünyadaki diğer harmanlanmış viskiler arasındaki önemli bir fark kullanılan malt viski çeşitleri. Bildiğiniz gibi İskoçya'daki 103 damıtımevinin çok büyük bölümü 2 rakip firma olan Pernod Ricard ve Diageo'ya ait. İskoçya'da harman viski üretmek için rakip firmanın damıtımevinden fıçı almak da mümkün olduğu çok çeşitli kombinasyonlarda viski üretmek mümkün. Bu pratikte şu anlama geliyor: Pernod Ricard'a ait bir Chivas Regal'in içinde Diageo'ya ait damıtımevlerinden gelen tek maltlar da bulunabiliyor. Elbette tam tersi de geçerli, Johnnie Walker harmanlarında da Pernod Ricard damıtımevlerinden alnmış viskiler bulunabilir. Bu durumun farklı olduğu bir ülke Japonya. Japonya'da üretilmiş bir harmanlanmış viski aldığınızda o şişede sadece Nikka veya sadece Beam/Suntory damıtımevlerinde üretilmiş viskiler kullanıldığını biliyoruz. Damıtımevleri arasında fıçı alışverişi yok.

Hepimizin bildiği gibi viski, fıçı kalitesine, olgunlaşma süresine, kullanılan arpa maltının cinsine, maya türü ve suyuna göre tadı çok değişen bir alkollü içecek. Pek nasıl oluyor da içinde 30-40 farklı içki bulunan bir Chivas Regal 18 yo her seferinde bize aynı lezzeti sunuyor? İşte bu noktada damıtımevlerinin en prestijli pozisyonlarından olan ve "başharmancı" (ing master distiller) adını verdiğimiz ustalar devreye giriyor. Başdamıtımcılar her gün İskoçya'nın dört bir yanından gelen yüzlerce viskiyi deneyerek hangi kombinasyonlarda ve hangi miktarlarda kullanılırsa klasikleşen marka lezzetlerini yeniden yaratabileceklerini hesaplıyorlar. Başdamıtımcıların burunları o kadar gelişmiş bir noktada ki ağızlarına bir yudum bile almadan sadece koklayarak (nosing) viskileri tanımlayabiliyor ve karışımın içine girip girmeyeceğini belirleyebiliyor.


Raflara baktığımızda harmanlanmış viskilerin arasında yüzlerce lira fark olduğunu görüyoruz. Peki bu fark neden kaynaklanıyor?:
Viskiler seçilip harmanlanırken içine giren tek maltların tadı çok etkilediğini ve viskinin karakterini etkilediğini biliyoruz. Yine hatırlamamız gereken bir bilgi viski fıçıda olgunlaştıkça meleklerin payı nedeniyle fıçı hacminden çok kaybetmesi ve 18-25 yıllık stok maliyetleri de devreye girince tek maltların fiyatlarının yükselmesi.
15 tane genç (ve bu nedenle ucuz) tek maltı karıştırıp üstünü de görece ucuz tahıl viskisiyle tamamladığınız zaman maliyet çok yüksek olmuyor ve bu da elbette şişe fiyatına yansıyor. Ancak 40-50 tane 18 veya daha üstü yıllık nadir bulunan (ve elbette daha pahalı) tek malt viskiyi karıştırdığınız zaman fiyat doğal olarak yükseliyor. Premium ve ultrapremium olarak adlandırdığımız Chivas Regal 18, Chivas Regal 25, Johnnie Walker Blue Label gibi harmanların fiyatlarının daha yüksek olmasının nedeni içlerinde çok daha nadir bulunan, olgun, çok daha özel lezzetler sunan tek maltların kullanılıyor olması.

Harmanlanmış Viski Pazarı

2013 rakamlarına baktığımızda dünya viski satışlarının yaklaşık %90'ının harman viskilerden geldiğini görüyoruz. İlginçtir ki en fazla satılan harman viski markalarına baktığımızda İskoçya değil, önemli bir Hindistan hakimiyeti görülüyor. "En çok satan 10 harmanlanmış viski" listesine girmeyi başaran Johnnie Walker ve Jack Daniels dışında tüm viskiler Hindistan üretimi ve 1. sırada'da 286 milyon şişeyle McDowell's Officer's Choice bulunuyor. Johnnie Walker ikinci sırada.
 
Listeye en çok satan İskoç harmanları olarak baktığımızda Johnnie Walker'ı ilk sırada görüyoruz:

1- Johnnie Walker: 241 milyon şişe
2- Ballantines's: 70 milyon şişe
3- Chivas Regal: 59 milyon şişe

Liste Grants, J&B, Famous Grouse ve Dewar's la devam ediyor.




Harmanlanmış viskiler her viskiseverin barında bulunması gereken, uygun fiyat/performans/kalite oranlarıyla günlük tüketim için çok iyi seçenekler sunan bir viski sınıfı...

Harmanlanmış viskilerle ilgili cevap.tv videomu da izleyebilirsiniz:
 


Slainte!

9 Nisan 2015

200!!!

Biraz önce fark ettim ki siteyi açtığımdan bu yana 200 yazı yazmışım ve bu sabah itibariyle de toplam 200.000 sayfa görüntüleme sayısına ulaşmışım.
İyi ki varsınız, viskisever tüm okurlarıma sonsuz teşekkürler!

6 Nisan 2015

Konuk Yazı: Whisky Live London / @viskiperver

Londra'da katıldığımız Whisky Live festivali ile ilgili notlarımı önceki yazımda okumuş olabilirsiniz. Bugün @viskiperver dostumdan da çok güzel bir özet gelince sizlerle paylaşmak istedim.



Geçtiğimiz hafta sonu Whisky Live’a katılmak üzere @Meleklerin_Payi ile birlikte Londra’ya gittik. Aslında Whisky Live, belli başlı büyük şehirleri dolaşan interaktif bir organizasyon. Biz de Londra’daki organizasyona katıldık. @Meleklerin_Payi’nın bu konudaki güzel yazısına ulaşmak için lütfen tıklayın


Üzerine sayfalarca yazılabilecek bir konu; ancak yazıyı kısaca böyle bir organizasyona katılırsanız ne umabilirsiniz ve ne bulursunuz üzerine kurmak niyetindeyim. 


Öncelikle Londra’da Fortnum & Mason -1.Kat viski bölümü görülmesi gereken yerler arasında. Fortnum & Mason’ı kısaca “Kraliyet Ailesi’nin bakkalı” olarak tanımlayabiliriz. Kattaki görevlilerle sohbet etmek gerçekten keyifli; çünkü güler yüzlüler ve viski konusunda bilgililer. Ayrıca viski merakınızı paylaşırsanız, tadım şansınız bulunuyor. Misal fotoğrafta İki Türk, bir Peter ve bir Teeling 21 tadımda. Bu arada yolunuz düşerse, Peter’a bizden selam söyleyebilirsiniz. İkinci sırada tattığımız viski, Hudson Four Grain Bourbon. İlginç bir tat, ancak para verip almam! Bu arada şu adresten viski çeşitlerine ulaşabilirsiniz.
ViskiPerver ve Meleklerin Payı F & M Tadım Gününde!
Üzerine sayfalarca yazılabilir; ancak bir viski severin Whisky Live’a katılmakla ne elde edebileceğini üç maddede özetleyebilirim:

  • Viski tadım sayınızı ciddi oranda artırıp, çeşitlendirirsiniz. Bu sayede, normalde bulamayacağınız veya o kadar para vermeyeceğiniz viskileri deneyip, tadım yeteneğinizi derinleştirirsiniz. 
  • WhiskyNerd iseniz, masterclass’lara katılırsınız. Ki bu sayede sahip olduğunuz bilgi katlanarak artar. 
  •  Viskinin ünlüleri ve fikir liderleri ile tanışıp, sohbet edebilir ve kendinizi iyi hissedebilirsiniz.

İki günde 50 civarında, gerçekten de önemli viskileri tatma şansımız oldu. Balcones Texas Single Malt Whisky (whiskey değil), Fransız tek malt Armorik, Kavalan’dan ödüllü Solist Vinho Barrique Single Cask ve ex-Bourbon dikkat çeken tadımlardı. 


Whisky Live Londra’da tattıklarım arasında ilk 5 sıralaması yapmam gerekirse (ki gerekmiyor, ancak adettendir!): 

1-      Aultmore 25

2-      Ardbeg Kildalton

3-      Balcones True Blue 100 Proof

4-      Paul John Peated Select Cask

5-      Kavalan Solist ex-Bourbon


Viski ile et ve çikolata eşleştirmeleri ilginç deneyimlerdi. Zencefilli çikolata ile sıradan bir Speyside tek malta yapabildikleriniz, gerçekten şaşırtıcıydı. Üzerine üç masterclass’a katılma şansımız oldu ki her biri kafa açıcı sohbetlerdi:

a.       The Last Great Malts with Stephen Marshall

b.      Old vs. New Brands with Joel Harrison

c.       Island Odyssey with Jonny McCormick


Üstüne internetten isimlerini bildiğiniz kişiler ile Whisky Live’da tanışmak ve koyu bir sohbete dalabilmek keyifliydi. Bu arada ayrı bir parantezi Diageo'nun ünlü viski elçisine açmam gerekiyor: Colin Dunn ile 45 dakikalık küçük bir grupta ettiğimiz sohbet, karşılığı para ile ölçülebilir türden bir deneyim değildi.

Üzerine sayfalarca yazılabilecek bir organizasyondu. Kısaca, her viskisever ölümlünün bir kez yaşamasını dileyeceğim türden bir deneyimdi. 


Bu vesile ile başından sonuna seyahatin bu kadar keyifli geçmesinde Meleklerin Payı’nın emeği büyük, kendisine bir kez daha teşekkür ederim.

Sağlığınıza!

Viskiperver 

Bu güzel yazı için asıl teşekkür benden!
Slainte! 
MP