Meleklerin Payı

31 Ağustos 2014

Viski Uzayda Olgunlaşır Mı?

Garip bir başlık olduğunun farkındayım. Muhtemelen hiçbiriniz de bugüne kadar bu sorunun yanıtını merak etmediniz.

Islay adasının ikonik viskilerinden Ardbeg’in uzay deneyini duymuştum ama ayrıntılarını çok bilmiyordum. Bugünlerde artan haberlerle ve Ardbeg’in yeni lansmanıyla öğreniyoruz ki 2011 yılında ABD merkezli uzay ajansı NanoRocks’ın bir deney amacıyla Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) na gönderdiği olgunlaşmamış bir Ardbeg örneği 1045 günlük yolculuğun ardından 12 Eylül 2014 günü dünyaya dönüyor.


Ardbeg’in damıtım ve viski üretimi direktörü Dr Bill Lumsden’in “Bu insanlık için küçük ama viski dünyası için büyük bir adım” açıklaması bu müthiş deneyi esprili bir dille açıklamaya yetiyor.




Viskinin yerçekimsiz ortamda nasıl bir davranış sergilediği, nasıl olgunlaştığı aynı üretim sırasında alınan ama dünyada bırakılan bir kontrol örneğiyle karşılaştırılacak.
 

Bu deneyin onuruna 2012 de lansmanı yapılan Ardbeg Galileo pek çok ödül alan bir Ardbeg şişesi olduğunu biliyoruz. Bugünlerde de şişesin uzaydan dönmesinin onuruna “en fazla turba etkisi içeren Ardbeg” mesajıyla Ardbeg Supernova 2014 ün lanse edildiğini öğreniyoruz.




Bu şişeleri tatmak ve deneyin sonuçlarını okumak için sabırsızlanıyoruz…

İngilizce bilen dostlarımız için göz atılacak linkler:

http://www.ardbegproject.com/

http://www.ardbeg.com/ardbeg/invaders-game

http://www.thespiritsbusiness.com/2014/08/ardbeg-supernova-marks-end-of-space-experiment/

17 Ağustos 2014

Bowmore Surf Tadim Notlari

Yaz mevsiminde özellikle de dışarısı 35 dereceyken Islay bölgesinden bir malt tatmak ne kadar zekice bilmiyorum ama ne zamandır aklımda olduğu ve yakın bir arkadaşımı ziyaret ettiğimde barında durduğunu görünce dayanamadım. Islay bölgesinin en eski damıtımevi olan (1779) Bowmore'un genel karakterini diğer Islay'ler (Lagavulin, Laphroaig, Caol Ila) kadar iyi tanımadığımı itiraf etmeliyim.

Bowmore Surf
Koku: Limon kolonyası, olgun muz
Tadım: Turba, isli, hafif meşe, limon kolonyası, bal
Bitiş: Orta uzunlukta, sıcak
Not: 85

1 Ağustos 2014

Yoichi ve Taketsuru Tadım Notları

Mayıs ayında bir toplantı için gittiğim Paris'te keşfettiğim resmi Nikka barı Curio Parlor'dan önceki bir yazımda bahsetmiştim. Japon viskilerine hasret bir ülkeden giden bir viskisever için 3 sayfa süren bir Japon viskileri menüsü elbette inanılmaz bir sevinç duygusu yaratıyor. Gönül 'sıradan hepsini ver' demek istese de az zamanım olduğu için 3 tane seçmekle yetindim. Bir türlü bloga yazamadığım tadım notlarımı yazmanın zamanı geldi de geçiyor.
Öncelikle sunumun viski tadımına yakışır bir şekilde yapılıyor olduğunu belirtmem gerek. Herhangi bir viski siparişi verdiğiniz zaman bardak önünüzde dolduruluyor, şişe incelemeniz için barın üstünde önünüze bırakılıyor ve yanında da mürekkep şişesi gibi görünen bir şişede su var; suyu yanlışlıkla boca etmemek için şişenin ağzında damlalık olması müthiş bir ayrıntı.

Denediğim ilk viski 20 yıl olgunlaştırılmış bir Yoichi'ydi. Japon viskilerini İskoç tek maltları kadar tanımadığım için heyecanla burnuma götürdüğüm bardak Japon viskilerinin son 10 yıldaki inanılmaz yükselişini ve sayısız ödüller almasını açıklar nitelikteydi.





Yoichi 20 yo
%52 alkol oranına sahip bu viski için suya ihtiyacınız olacak
Koku: Limon kolonyası, nem, deri gibi kokular aldığım çok kompleks bir yapısı var, 2 damla su ekleyince koku patlaması yaşandı
Tat: Oldukça sert ve keskin, baharatlı ve fındıksı, yoğun ve içimi çok zevkli
Bitiş: Çok uzun, baharatlı, hafif tarçın
Not: 93


Sonradan kontrol ettiğimde kör tadımlarda bile 90 üstü puanlar aldığını ve Jim Murray'in de 95 verdiğini gördüm.


20-25 yıllık viskileri 15-20 Euro gibi uygun bardak fiyatlarıyla görünce yine bu yıl aralığından devam etmemek için hiçbir sebep yok. Bir sonraki bardağım Taketsuru Nikka 21 yo. Bir yandan servisi yapan barmen Xavier ile sohbetimiz de koyulaşıyor. Türkiye'den birinin özellikle arayıp, sorup Curio Parlor'a gelmiş olmasından ve hatta çantasından defter çıkarıp notlar alıyor olmasından oldukça şaşkın. "Türkiye'de viski var mı, içiliyor mu?" sorusuna öyle bir yanıt veriyorum ki tüm ülke sabah akşam viski içiyoruz sanmış olabilir.




Taketsuru Nikka 21 yo
Koku: Tek kelimeyle muhteşem, floral notalar, adeta parfüm dener gibi, insanın bileklerine/boynuna süresi geliyor. Kakao kokusu da alıyorum
Tat: Çok yağlı ve dolgun, damağı sıvıyor, hafif zencefil, Speyside karakteri var ama biraz daha baharatlı ve naneli bir havası var.
Bitiş: Çok uzun ve tatlı ama biraz bekleyince ve derin bir nefes alınca hafif bir acı biber tadı veriyor damağın arkasında

Not: 95













Kapanışı da böyle bir viskiyle yapmak istediğimi söyleyince barmen Taketsuru 25 yo Pure Malt önerdi. Şişesi 700 pound gibi fiyatlarla satılan bu viskiyi kadeh alabilme şansı varken kaçırmak olmaz. Yoichi ve Miyagikyo damıtımevlerinde damıtılan malt viskilerin bir karışımı Taketsuru 25 yo.







Taketsuru 25 yo Pure Malt
Koku: Deri, tütün, çok hafif bir turba kokusu, kompleks
Tat: Kokusundan ve 25 yıldan beklenmeyecek kadar hafif ve taze; elma, şeftali ve şeri notaları, yudumlarken gelen kokuyla ağızda bıraktığı tat o kadar farklı ki 'şizofrenik' diye not almışım
Bitiş: Kısa, tatlı, şeftali

Not: 90 
Web sitelerini incelediğimde bu limited edition viskinin Avrupa'ya sadece 120 şişe gönderildiğini öğrendim. http://www.nikkawhisky.eu/2012/10/taketsuru-25-years/




Gönül ister ki pahalı da olsa Japon viskilerini Türkiye'de bulabilelim ve bu müthiş zevklerden mahrum kalmayalım. İş disiplini ve estetik denince aklıma gelen ilk ülke olan Japonya'ya ve Japon insanına saygım bu tadımlardan sonra bir kez arttı sanırım...


18 Temmuz 2014

Viski Hakkında Sık Sorulan Soruların Yanıtları

Geçtiğimiz günlerde cevap.tv nin davetiyle viski kültürü üstüne farklı soruları yanıtladım. 

http://cevap.tv/kisiler/burkay-adalig

linkinden tüm soruların yanıtlarına ulaşmanız mümkün. Sitenin her videonun altına embed kodu vermesi çok kullanışlı; bu sayede istediğiniz videoları Facebook, Twitter gibi sosyal mecraların yanısıra web sitelerinde paylaşmak oldukça kolay.

Örnek bir videoda viskinin nasıl uretildigini anlattim (o kadar kolay bir izlenim vermisim ki eve giderken arpa, su, maya alırsaniz kolayca mutfakta yapabilecekmissiniz gibi geliyor kulağa:) 

 

4 Temmuz 2014

Dünden Bugüne Viski Reklamları



Reklam dünyası oldum olası ilgimi çekmiştir.

Gençliğimde (tamam çok yaşlı değilim, daha gençken diyelim) bir dönem "doktorluğu bıraktım, hatta ilaç sektörünü de bıraksam da reklama mı geçsem" gibi düşüncelerim bile olmuştu.
 
Reklamcılık bu kadar ilgimi çekerken viski reklamlarının bende nasıl bir his yarattığını, ne kadar zevk alarak izlediğimi tahmin edebilirsiniz sanırım.


Nisan ayında David Beckham’ın yeni lansmanı yapılan Haig Club’a reklam yüzü olmasının ardından 1-2 gün önce de Jude Law’ın Johnnie Walker Blue Label reklamlarında oynayacağı haberinin gelmesiyle bu tür bir yazı yazıp viski reklamlarını, viski reklamlarında oynamak üzere seçilen ünlüleri listelemenin iyi olacağını düşündüm. Varol Döken dostumuz sağolsun, blogumun ilk günlerinde gönderdiği reklam linkleriyle zaten bu yazının ilk taslağını oluşturmama ön ayak olmuştu. Bir başka viskisever dostumuz Bozkurt Karasu sayesinde katıldığım müthiş Facebook blogger grubu Whisky Bloggers dan da gelen linkleri birleştirince fena bir yazı çıkmadı sanırım.


Sayısız reklam olduğu için elbette tek bir yazıda toplamam olası değil. Zaten Youtube ve Google sağolsun “whisky ads” yazdığımız andan sayısız dergi, gazete, TV, sinema reklamına ulaşmamız mümkün oluyor.

Jude Law'un Johnnie Walker reklamı henüz yayınlanmadı; ama teaser olarak adlandırabileceğimiz tanıtım reklamı en tekne sevmeyen insana bile o teknede viski içme isteği yaratıyor. 

Sean Connery viski markalarının çok sevdiği ve bence eline de viski bardağı çok yakışan bir aktör. Bir Japon markası olan Suntory için yaptığı reklam zamanında epey bir tepki toplamış (Özbeöz Edinburgh delikanlısı Sean Connery’nin gün gelip İskoçya değil Japon viskisi tanıtıyor olması ironik elbette:)



Sean Connery James Bond personasını da harmanlayarak harman İskoç viski tanıtmaktan da geri durmuyor.


Sean Connery burbon reklamlarına da hayır diyememiş bir isim. “Viski denince akla, hemen onun adı gelir, Sean Sean Sean” hissi uyandırıyor biraz.



Jim Beam’in 70’lerdeki jenerasyon farkına gönderme yapan basılı reklamlarını da paylaşalım bu fırsatla.

 

Jim Beam büyük oyuncu Leonardo di Caprio’yu da reklam yüzü olarak kullanmış. Reklamda Japon müşteriler hedeflendiği için buza (özellikle de Japonya’da ünlü olan dev küre buza ne kadar odaklandığına dikkat edin)



Japon markası Suntory Sean Connery dışında da ünlülerle çalışmış; mesela bu reklamda Sammy Davis Jr ‘ı kullanılarak biraz sinir bozucu ama eğlenceli ve müzik dolu bir reklama imza atılmış:




Suntory müzik seçimi korkunç bir reklamla Keanu Reeves’i de viski içerken sunuyor bizlere...




Suntory Mickey Rourke’u da atlamamış ve plastik cerrahi yüzünden yaratığa benzemediği yakışıklı ve karizmatik yıllarında kendisinden faydalanmış:


(malesef video'yu yazıya ekleyemedim)



Japon viskilerinin büyük isimlerle çalışma fikrinin bugünkü popülaritesinde büyük yeri olduğunu düşünüyorum. Buyurun Orson Welles’li bir Nikka reklamı. O yüz ifadesiyle viskisinden pek hoşnut görünmüyor ve reklamı zorla çektirmişler gibi ama o kadar güçlü ve karizmatik ki insanın koşup Nikka içesi geliyor.


Çok sevdğim bir aktör olan Robert Carlyle’ın oynadığı ve Johnnie Walker efsanesini özetleyen Keep Walking de en beğendiğim reklamlardan biri oldu:
 

Bell’s okuma azmini, baba-oğul sevgisini ve viskiyi bir potada eriterek gözünüz yaşarmadan izleyemeyeceğiniz müthiş bir işe imza atıyor:


Tullamore Dew reklamı muhteşem müziğiyle beynimize kazınıyor:
 
Dewar’s ın WTF??!! dedirten unutulmaz reklamını eklemeden olmaz:



Wiser çok tanıdığım bir marka değil ama ince esprisiyle başarılı bulduğum bir reklam oldu
 


Chivas’ın bol testosteron soslu “Live with chivalry” reklamı prodüksiyon kalitesiyle dikkat çekiyor:
 

E peki kadınlar??


Hep erkekler mi oynuyor, hiç mi güzel kadın seçmek akıllarına gelmemiş diyorsanız ilk yanıtımız Mad Man’den tanıdığımız Christina Hendricks ve oldukça seksi Johnnie Walker reklamı:


Claire Forlani’li Dewar’s reklamı:



Jim Beam de Mila Kunis'i marka yüzü seçerek pek çok reklamda kullanmış; zekice!!


Sayısız reklam olduğu için bu yazı bitmez, sizler de gördüğünüz reklamları lütfen benimle paylaşın. Ben de yeni, ilgi çekici örnekler oldukça bu yazıya eklemeler yapacağım.

Not: Yazıyı hazırlarken blogger dostumuz Thijs Klaverstijn in Suntory reklamları postundan da yararlandım. Dank u wel Thijs

27 Haziran 2014

Wild Turkey Rare Breed Tadım Notları

Bu şişe neredeyse 1 yıldır barımda ve son dublemde tadım notları almadığımı farkettim.

Wild Turkey Rare Breed (batch no: WT-03RB) %54.1 alkol oranıyla sunulan bir “barrel proof Kentucky straight bourbon whiskey”. 2 yıldan az yıllanan burbonlara “straight” denemediği için yıllandırılmış ve olgun bir burbon içeceğimizi etiketten anlamak mümkün. Yüksek alkol oranıyla İskoç “cask strength” lere benzetebileceğimiz bu burbon, web sitesinden de öğrendiğimiz kadarıyla 6, 8 ve 12 yıllık fıçıların karıştırılmasıyla oluşturulmuş ve su katılarak alkol oranı düşürülmemiş.

Koku

Şaşırtıcı bir koku; sigara tütünümün paketini ilk açtığımda aldığım taze tütün kokusu, biraz olgun armut ve çürümeye yakın muz kokusu da buna ekleniyor.
Tadım

Yüksek alkol oranına rağmen rahat içimli ancak biraz suyla açmak gerekiyor. Yeni kavrulmuş fındık, vanilya, hafif baharatlı, diğer burbonlardan alışık olduğum ekşilik az
Bitiş

Sıcak, yuvarlak ancak kısa

Karakteri itibariyle buzla veya soğutularak içilmeyi kaldıracak oldukça başarılı bir burbon var elimde. Sağlığınıza!

25 Haziran 2014

White Horse Tadım Notları


Kimi zaman harman İskoç viskileri boşladığımı ve gereken önemi vermediğimi düşünüyorum. Bu an onlardan biri; yoğun bir günün ardından eve döndüm ve hata yapmayacağım, uçlarda sayılabilecek lezzetler sunmayan klasik bir viskiye ihtiyaç duyuyorum ve uzun uzun tadım havasına girecek ne enerjim, ne isteğim var.

İşte böyle anların vazgeçilmezi kaliteli bir İskoç harman viski. Evde Teacher's veya Grants olsa tercih edebilirdim ama şu anda White Horse var ve çok büyük bir zevkle içerken tadım notları almayı aklıma bile getirmediğimi farkedince bu yazıyı yazmaya başladım. Yabancıların "take for granted" dediği olay. "Lezzetinden eminim, risk almıyorum ve o zaman tadım notları yazmaya gerek yok" Böyle bir blendi küçümseyen bir yaklaşım.

Koku
Tatlı, hafif isli, karabiber
Tadım: 

Dolgun ve yağlı, bal, karamel
Bitiş:
Çok çok uzun, karabiber ve baharat, odunsu, özellikle ağzımdan derin bir nefes aldığımda Islay hissi

Not: 82

20 Haziran 2014

Klasik Müzik Konseri / Faure - Requiem

Bu viskisever dostunuz sadece viski içmiyor elbette:)

Uzun yıllardır klasik müzikle de ilgileniyorum ve son 10 yıldır İstanbul Avrupa Korosu'nda söylüyorum. Salı akşamı (24 Haziran 2014) koromla Harbiye St Esprit Katedrali'nde Faure'nin Requiem eserini seslendiriyoruz. Hatta ben de bariton soloyu söylüyorum.

Gelir desteklerseniz çok memnun olurum...

Konser saat 20:00 de ve giriş ücretsiz. Katedral İstanbul Radyosu'nun tam karşısında Dame de Sion un içinde.









İSTANBUL AVRUPA KOROSU’NDAN YAZ KONSERİ

30 yıldan uzun süredir İstanbul’da konserler veren İstanbul Avrupa Korosu, 2013 yılında Andante Dergisi’nin düzenlediği 4. Donizetti Klasik Müzik Ödüllerinden “Yılın Korosu” ve “Yılın Klasik Müzik Topluluğu” (halk oylaması ile) ödüllerine layık görülmüştü.  Topluluk bu seneki yaz konserini 24 Haziran 2014 Salı günü saat 20:00’da Harbiye St. Esprit Katedrali’nde verecek.

Çalışmalarını 1 yıldır Burak Onur Erdem şefliğinde sürdüren İstanbul Avrupa Korosu bu konserini konuk şef Ivan Arion Karst yönetiminde verecek. Koro, bu konserinde Fransız besteci Gabriel Faure’nin ‘Requiem’ adlı eserini Türkiye'de son zamanlarda çeşitli nedenlerle hayatını kaybeden tüm insanların anısına seslendirecek. Koral müzik severlerin kaçırmaması gereken bu etkinliğe giriş ücretsiz olacak.

19 Haziran 2014

Hint Viskilerinin Önlenemez Yükselişi


The Spirits Business web sitesi 2013 yılında yüksek alkollü içkiler (spirit) pazarında şişe bazında en fazla büyümeyi gerçekleştiren ilk 10 markayı açıkladı.


Listede, son yıllarda tüketiminde büyük artış olduğunu duyduğumuz Hindistan viskilerinden 4 marka bulunması Hint viskilerinin gerçekten de önlenemez bir yükselişte olduğunu gösteriyor.


Bir önceki yılla karşılaştırıldığında şişe sayılarındaki yüzde artışlara bakarsak:

  • Officer’s Choice     %31
  • Hayward’s               %30
  • Royal Challenge       %24
  • Imperial Blue           %24

Gözlerimiz listede herhangi bir İskoç malt veya harmanının olup olmadığını aradığında karşımıza Pernod Ricard portfolyosunda yer alan ve %23 büyüme gösteren harman viski Clan Cambell çıkıyor.

Kavalan Solist Sherry Cask Tadım Notları


KAVALAN çok yakın zamana kadar varlığını bile bilmediğim bir markaydı. İlk öğrendiğimde Tayvan'da da mı viski üretiyorlar diye burun kıvırdığım marka biraz okuyunca ve bu şişeyi tadınca beni fena halde ters köşeye yatırdı.

Karamel renklendirmesi işlemi uygulanmamasına rağmen rengi neredeyse koyu kırmızıya çalan Kavalan Solist Sherry Cask Oloroso şeri fıçılarında yıllandırılmış bir viski ve %57.8 gibi yüksek bir alkol oranıyla sunuluyor. Şişe tasarımı olsun, rengi olsun çok çok çekici. Sadece 3 yıllık bir viski ama uzakdoğunun iklim koşulları nedeniyle bunu İskoçya'da 9-10 yıla denk geldiğini biliyoruz, o yüzden yıla çok takılmamak gerekiyor.

Yüksek alkol düzeyi ve içerdiği yoğun lezzetler nedeniyle biraz suyla mutlaka açmak gereken bu viski sadece 3 yıllık genç bir viski için beklentilerimin çok çok üstünde çıktı.

Koku: Tatlı, yoğun bir pekmez kokusu
Tat: Yüksek alkol oranına rağmen oldukça rahat içimli, yoğun, sıcak, kremamsı, şeri etkisi oldukça net, bal ve pekmez içiyor hissi veriyor (şimdi farkettim ki 1 ay önce içtiğim bu viski için tadım notlarıma bakmadan yazıyorum, damağımda o kadar belirgin bir lezzet bırakmış)
Bitiş: Çok uzun, tarçın, kahve
Puan: 93

18 Haziran 2014

Bir Damıtımevi Kedisi



Bu Şubat ayında İskoçya'nın Highland bölgesinde bulunan Glenturret damıtımevini ziyaretim sırasında duvarda gördüğüm bir kedi kapısı dikkatimi çekmişti. Araştırdığımda Famous Grouse Experience ile ünlü ve yılda 100.000 e yakın ziyaretçisi olan bu damıtımevinin, ilk kedisi Towser'la ünlü olduğunu ve hatta Towser'ın 30.000 e yakın fare yakaladığı için Guiness rekorlar kitabına girdiğini öğrenmiştim.





Damıtımevinin son kedisi Barley geçen seneden bu yana kayıp olduğu için bir süredir kedisiz kalan Glenturret bugün açıklanan muhteşem bir yavruyla yeni "official" kedisine kavuştu.

Karşınızda "PEAT" :)


Kaynak: http://www.bbc.com/news/uk-scotland-tayside-central-27902164