Meleklerin Payı

18 Ekim 2014

Londra The Whisky Show - 2. Gün Özeti

The Whisky Show'un 1. günü ile ilgili notlarımı önceki bir yazımda paylaşmıştım.

İkinci gün sırada bekleyerek kaybedeceğim zamanı da hesaplayarak biraz daha erken düştüm yola. Vinopolis'e geldiğimde sıranın daha kısa olmasına çok sevindiğimi söylemeliyim. İçeri girip tadım copita'mı elime aldığımda ilk durağım epeydir yüksek puanlı tadım notları okuduğum Hint viskisi Amrut standı oldu. Standda Amrut Single Malt, Amrut Single Cask ve Amrut Peated'ı tatma şansı buldum. Genel olarak çiçek ve çimen notaları aldığım Amrut'lar kısa yıllanma sürelerine rağmen oldukça dengeli viskiler. Özellikle Amrut Single Cask %63 alkol oranı, reçel, kivi, pekmez gibi değişik aromalar sunmasıyla çok beğendiğim bir viski oldu. 



Amrut'un hemen karşısında festivalin en büyük standlarından biri olan Macallan bulunuyordu. Macallan standında özellikle denemek istediğim bir viski bulunmuyordu ancak daha önce 1824 serisinden Gold ve Amber'ı tattığım için seriyi tamamlamak adına Ruby ve Sienna'yı da tatmak istedim. Ruby'i beklediğimden daha tatlı bulduğumu söylemeliyim. Tatlı viskiler pek damak tadıma uymadığı için fındık, notaları ve dolgun gövdesiyle Sienna'dan daha fazla zevk aldım.

Festivalde sergilenen tüm viskiler ücretsiz olsa da her standda 1-2 adet, oldukça nadir bulunan şişe 10 GBP fiyatlı jetonalarla tadılabiliyordu ve 2. gün tattığım ilk Dream Dram Springbank 30 yo Millenium oldu. Adeta parfüm koklar hissi veren, çok uzun bitişe sahip bu viski benim için festivalin tepe noktalarından biriydi.

Yine seriyi tamamlamak adına Glenmorangie'nin Taghta ve Signet'i bir sonraki durağım oldu. Taghta'nın burbon hissi veren ekşiliğini pek damak tadıma uygun bulduğumu söyleyemem ancak Signet kahve ve kakao notalarıyla, krem brule yemiş hissi veren damağıyla çok beğendiğim bir viski oldu.

Festivalde parayla girilen Masterclass'ların yanısıra Demonstration Stage adı verilen ve gidip yer bulduğunuzda oturup izleyebileceğiniz kısa programlar da bulunuyordu. Laphroaig: Opinions Welcome with David Miles sunumundan önce 15 dk zamanım olduğu için ne zamandır aklımda olan, mavi kare şişesiyle dikkat çeken ve kısa bir süre önce David Beckham'ın marka yüzü olduğu tahıl viskisi Haig Club'ı denemek istedim. Bu kadar premium konumlandırılan (45 GBP fiyata satılıyor) bu viskinin ilk yudumunda yüzümü buruşturmam standdaki arkadaşın hoşuna gitmedi sanırım. Nitekim yanımdaki kadın da benzer bir tepki verince önce bardaklarımıza tepeleme buz doldurdu ve buzlu denememizi istedi. İlginçtir Haig Club buzla çok daha ilginç karabiber gibi tatlar sunan değişik bir viski. Bununla da tatmin olmadığımızı görünce içine Ginger Bitters ve elma gazozu ekleyerek sundu. Sanırım Diageo sek olarak pek sonuç alamayacağını gördüğü için Haig Club'ı biraz daha "kokteyl bazı" olarak konumlandırmak niyetinde.



Haig Club'dan hemen sonra Laphroaig'lerle devam ettik. Laphroaig Quarter Cask, Laphroaig Triple Wood ve 2011 de şişelenen ve %48.6 alkol düzeyine sahip Laphroaig 25 yo u denediğimiz bu oturum bir Laphoraig sever olarak beni fazlasıyla tatmin etti. Yeni Laphoraig 25 ler %45.1 le şişelendiği için bu demodan hemen sonra Laphroaig standına giderek yeni 25 i de tadıp karşılaştırdım. 2014 ekspresyonunun 2011 den daha tatmin edici ve deneli olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.


The Whisky Festival'in 2. gününde masterclass'larla zaman kaybetmeden daha fazla viskiyi tatma fırsatı bulduğum için hepsini yazmam olanaksız. Ayrı ayrı tadım notları şeklinde ilerleyen dönemde yazmayı ümid ediyorum. Ancak Yeni Zelanda viskileri, Fransız markası Armorik, ve pek tanımadığım Glenfarclas'ın farklı ekspresyonlarının beni fazlasıyla mutlu ettiğini söylemeliyim.

2. gün katıldığım tek masterclass "Whisky and Chocolate" oldu. Diageo'nun ünlü ismi Colin Dunn ve Rococo marka çikolataların sahibi Sam Smallman'la geçirdiğimiz bu 1 saatin en muhteşem tat çiftinin Talisker Port Ruighe ve %65 Dark Chocolate Spice Island olduğunu söyleyebilirim.

Viskiler elbette ki muhteşemdi ancak ikinci günün benim açımdan en harika anları ne zamandır tanışmak istediğim viski blogger'ları Billy Abbott (@cowfish), Dave Worthington (@WhiskyDiscovery) ve @themisswhisky olarak tanıdığımız dünya tatlısı Alwynne Gwiltle le tanışıp sohbet ettiğimiz anlar oldu. Alwynne'le festivalin Dream Dram lerinden olan ve 2 jeton karşılığı içilebilen muhteşem The Balvenie Tun 1509 Batch No:1 ı tadarken tanıştım. The Whisky Exchange'in müthiş serisi Elements of Islay'ı Billy ile tatmak da büyük keyifti. Islay viskilerini müthiş bir branding'le periyodik tablodaki bir element gibi sunan bu seriden Bw4 ü tatma fırsatı buldum (Bowmore 4. parti)



Festivalin 3. günü Trade Day olarak adlandırılan bir gün ve ben sadece distribütör ve firmalara açık bir gün olduğunu düşünerek Pazartesi gününü Londra'da yaşayan bir arkadaşıma ayırmıştım. Billy'nin davetine kabul edememek beni biraz üzdü. Seneye 3 güne de katılmak üzere plan yapacağım. (thank you so much for the invite to the trade day Billy, very sorry to have missed it, I promise next year it will be the full 3 days)

The Whisky Show 60'ın üstünde viski tatma fırsatı bulduğum, güzel viski insanları ile tanışıp sohbet ettiğim harika bir hafta sonu oldu...

2015 Ekim'ini iple çektiğimi söylememe gerek yok sanırım:)

14 Ekim 2014

Viskigate


10 Ekim gününden beri ilginç bir Twitter olayını takip ediyoruz. Finlandiya aynı Türkiye gibi alkol tanıtımının yasak olduğu ülkelerden biri. Fin otoritesi yakın zamanda düzenlenecek bir festivalin isim ve logosunda "viski" kelimesi geçmesinin yasak olduğunu açıklayınca büyük bir protesto hareketi yaşandı ve binlerce Finli viskisever Fince viski anlamına gelen "viski" ve skandalları anlatmak için kullanılan -gate takısını kullanarak "viskigate" hashtag'leriyle sayısız tweet attılar...

(bu arada linguistik bir kısa bilgi; sadece viski kelimesi değil daha pek çok gramer kuralıyla da Fince ve Türkçe'nin kardeş diller olduğunu söylemek mümkün)


http://blog.themartti.com/2014/10/12/infografiikka-viski-nousi-suomalaisten-huulille/ linkinde ayrıntılı olarak görebileceğiniz bu infografik olayın yayılım hızını çok güzel özetliyor.



Londra The Whisky Show - 1. Gün Özeti


Üzerine basit bir blog yazısı değil kitap yazılabilecek bir haftasonu geçirdim. 4-5 Ekim tarihlerinde Londra'da düzenlenen The Whisky Show Avrupa'nın (belki de dünyanın) en iyi viski festivallerinden biri ve orada olup, 60'ın üstünde tadım yapıp, defter dolusu notla ve izlenimle dönünce nereden başlayacağını bilemiyor insan. Tüm tadım notlarımı elbette tek yazıda toplamam mümkün değil, bu yüzden başka yazılar da gelecek ardından...



Yağmurlu bir Londra sabahında The Whisky Show'un yapıldığı Vinopolis'e yaklaşıyorum. Henüz mekanın kapısına bile ulaşmadan metrelerce uzayan sırayı görüyorum. İlk anda biraz hevesim kaçsa da dakikalar içinde çevremdeki viskiseverlerle sohbet ederek beklemek büyük bir zevk haline geliyor. 20 dk lık bir beklemeden sonra içeri giriyorum ve tadım kadehimi elime alıyorum. İçimde derhal stand alanına girip sırayla tüm viskileri tatma dürtüsü var; ama kendimi tutmam gerek; 500 küsur farklı şişeden Türkiye'de ve duty free'lerde bulma şansım olmayanları seçtim ve hazırlıklıyım. Deneyecek pek çok viskinin yanısıra 3 tane de masterclass'a kaydım var, günü efektif değerlendirebilmek için ilk 20 dakikamı planlamaya ayırıyorum. Dave Broom'un The World Atlas of Whisky'nin yeni baskısını imzalayacağı oturuma girmemeye karar veriyorum zira son dakikada onun masterclass'ına da yer açıldı ve şovun ilk gününü onun masterclass'ıyla kapatacağım...





Güne Japon viskileriyle başlıyorum. 15 yo Nikka Miyagikyo ve 21 yo Nikka Pure Malt tam da beklediğim gibi harika bir başlangıç oluyor. Japon viskilerini geride bırakıp ne zamandır merak ettiğim Hint viskisi Paul John'un standına geçiyorum. Classic, Brilliance, Edited ve Peated adını verdikleri 4 farklı ekspresyonla festivaldeler ve %12 lik meleklerin payı oranıyla dünyanın en açgözlü meleklerinin yaşadığı Hindistan'da üretilen bu müthiş maltları büyük bir zevkle (ve açık konuşmak gerekirse şaşkınlıkla) yudumluyorum.

İlk masterclass'ın saati yaklaşıyor. Yolda iki taşın arasında Springbank 15 yo tadıyorum. Campbeltown viskilerini bulmak o kadar zor ki bu standı sonraya ayırmama rağmen dayanamadım. Diğer şişelere geçmeden ilk masterclass'ın yapılacağı odayı bulmak için koşturuyorum. Festival oldukça geniş bir mekanda yapılıyor ve farklı salonlarda farklı etkinlikler var. Sonunda buluyorum; Glenfiddich'in marka elçisi Mark Thomson la inanılmaz bir line-up tadacağız. Masaya oturunca heyecanla fotoğraf çekmeye başlıyorum ancak gördüğünüz gibi ilk kadeh yanlışlıkla boş unutulmuş, elbette derhal dolusunu alıyorum ve tadıma geçiyoruz. 



Glenfiddich Masterclass

Mark Thomson - Burkay Adalığ
Resimde de görebileceğiniz gibi oldukça nadir bulunan Glenfiddich'leri bir bir deniyoruz. Tadım notlarımı ayrı bir yazıda ayrıntılı ileteceğim bu masterclass'ta en dikkat çeken özellik Glenfiddich karakterinin yıllar içinde büyük bir değişiklik göstermiş olması. Etiketsiz bir şişe olarak sonda gördüğümüz şişenin Çin pazarı için şişelenen ve 10.000 dolar fiyatla satılan 38 yıllık ekspresyonun boş şişeye doldurulmuş hali olduğunu öğrenince oldukça heyecanlandığımızı söylemeliyim. Pek çok katılımcı için tadımın tepe noktası bu son şişe olsa da uzun boyunlu ilginç şişesiyle dikkat çeken ikinci sıradaki Classic %43 benim için daha tatmin edici ve dengeliydi. 4. sırada gördüğümüz ve 125. yıl anısına çıkarılan Anniversary Edition'ın yoğun isli kokusu gerçekten çok şaşırtıcı oldu; Islay süsü verilmiş bir Glenfiddich'ten çok zevk aldığımı söyleyemeyeceğim. 


Bir sonraki masterclass'a gitmeden Bowmore'ları da aradan çıkarmak için standa uğruyorum ve Islay 18 ile Tempest'ı tadıyorum. Tempest kırmızı biber notalarıyla harika çıkıyor.


Martine Nouet - Burkay Adalığ
From Port to Port Finish masterclass'ı için Martine Nouet ile birlikteyiz. Şarap, gastronomi, viski, şeflik gibi pek çok rafine zevki bünyesinde toplamış sevimli bir Fransız kadın Martine. Fransa'da şarapla uğraşırken viski dünyasını keşfediyor ve İskoçya Islay adasında yaşamaya karar veriyor. Bu oturumda da Glenmorangie Quinta Ruban, Edradour Port Cask, Balvenie Portwood 21yo, Laphroaig Cardeas ve Kilchoman deniyoruz. Tüm viskilerin ortak yönü hayatlarının tamamını veya son bölümünü bir porto şarabı fıçısında geçirmiş olmaları. Balvenie Portwood benim için hafif gül notalarıyla bu oturumun yıldızı oluyor. Oturumda Martine'den sayısız ilginç bilgi alıyoruz ama benim için en ilgi çekici olanı viskisinden bir damlayı parfüm sürer gibi bileğinin içine sürmesi ve koklaması, gerçekten de çok farklı kokular keşfetmek için çok iyi bir yöntem ve ben de uygulamaya başladım (elbete elinizi kokulu bir sabunla yıkamadığınız ve bileğinize parfüm sürmediğiniz durumlarda)

Martine Nouet - From Port to Port Finish
Dave Broom - Burkay Adalığ
Günü yine bir masterclass'la kapatıyorum; The World Atlas of Whisky'nin yazarı Dave Broom'la "What is Whisky". İsim sizi yanıltmasın, usta viski 101 dersi vermiyor ve klasik malt tanımlarını zorlayan İsveç, Fransız, Tazmanya, Hollanda viskilerini ve daha o sabah fıçıdan çekilmiş ve sadece 2 yıllık olmasına rağmen müthiş olgun bir butik damıtımevi viskisini tatma fırsatı buluyoruz. Sunumun sonunda Dave'le tanışmak ve yeni baskısı yapılan kitabını imzalatmak büyük keyif. Türkçe bir blog açılmış olmasından memnuniyetini dile getiriyor ve tüm Türk viskiseverlere selamlarını yolluyor...


Dave Broom kitabının yeni baskısını bizler için imzaladı

What is Whisky?

Saat 18:00 e yaklaşıyor, 1. gün bitti... Ertesi gün sadece bir masterclass'ım var ve listemdeki viskilerle 10 GBP lik jetonlarla içebildiğimiz dream dramlari ikinci güne bırakarak mekandan ayrılıyorum. Ayrılmak pek de mümkün değil zira Vinopolis aynı zamanda Londra'daki en büyük viski dükkanlarından birini bünyesinde barındırıyor. Ne zamandır aklımda olup bir türlü alamadığım The Science & Commerce of Whisky ve Discovering Scotlands Distilleries kitaplarımı ve yenisi yayınlanan "kutsal kitap" Malt Whisky Yearbook 2015'i alıyorum. Bu arada not defterimin de sonuna geldim, The Whisky Exchange'in müthiş tadım defterlerinden  (http://www.thewhiskyexchange.com/P-26129.aspx ) birini almanın tam sırası...

2. güne yepyeni bir not defteriyle ve müthiş viskilerle başlamak üzere Thames nehri kıyısında otelime doğru yürüyorum. Yüzümdeki gülümseme tattığım (ve dayanamayıp içtiğim:) viskilerden mi yoksa böyle muhteşem bir organizasyona katılmış olmaktan mı bilemiyorum...



1 Ekim 2014

Londra'da Whisky Show

http://www.whiskyshow.com/

İngiltere’nin en büyük viski etkinliklerinden olan The Whisky Exchange Whisky Show 4-5 Ekim 2014 tarihlerinde Londra’da gerçekleşecek. 2 gün süren bu etkinlikte 90'a yakın viski üreticisi, distribütörü ve damıtımevi sayısız viskisi ile yer alıyor. Her 2 gününe de katılacağım bu etkinliğin benim açımdan iki heyecan verici yönü var: Türkiye’de bulma şansımız olmayan sayısız viskiyi tatma şansı ve sanal ortamda tanıştığım, Facebook’taki International Whisky Bloggers grubunda bilgi alışverişinde bulunduğum pek çok deneyimli viskiseverle tanışma fırsatı. Bu toplantıya Türkiye'den katılan tek viski blogger'ı olduğum için adeta milli olduğumu söyleyebilirim:) 

Geçtiğimiz seneki The Whisky Show'dan bölümleri izlemek bile kalp atışlarımı hızlandırmaya yetiyor.

Toplantıda özellikle önceliklendirdiğim bazı konular var. Şarap fıçılarında bekletilen viskilerin inceleneceği masterclass “From the port to the port finish” merakla beklediğim bir oturum. Linkte de görebileceğiniz gibi bu masterclass’ın sonunda Glenmorangie Quinta Ruban, Balvenie 21yo Port Wood ve Laphroaig Cairdeas Port Wood 2013 ün aralarında bulunduğu şarap fıçılarında olgunlaştırılmış viskileri karşılaştırma şansımız olacak.

Bir diğer eğlenceli masterclass da çikolata üstüne. Whisky and Chocolate oturumunda da 5 viskiyi 8 farklı çikolata ile deneme fırsatı bulacağız.Dünyaca ünlü viski yazarı Dave Broom'un What is Whisky? masterclass'ı ustanın kendi ağzından dinlemek için harika bir fırsat.

Toplantının Dream Drams bölümü en ilginç bölümlerden biri; 10 GBP karşılığında alınacak jetonları kullanarak değil bulmak, bulunca almayı bile hayal edemeyeceğimiz fiyat ve nadirlikteki viskileri tatmak için müthiş fırsat. Listemde 30 yıllık Springbank Millenium ve 25 yıllık Dalmore öncelikli ama orada o müthiş viskileri görüp gözüm kararınca diğerlerinden de deneyeceğimi düşünüyorum.

The Whisky Show sırasında Meleklerin_Payi Twitter hesabımdan canlı olarak paylaşımlarda bulunacağım için cumartesi ve pazar günleri lütfen takipte kalın. Elbette şovun kendi hesaplarından da gün boyunca paylaşımlarda bulunulacaktır https://twitter.com/TWEWhiskyShow 

Dönüşte de edindiğim bilgiler yeni yazılar olarak size geri dönecek.

Slainte! 

02.10.2014 Ek Not:
Program:
http://www.whiskyshow.com/new/wp-content/uploads/2014/10/WS2014_ShowTimetable.pdf
Toplantı Alanı Krokisi:
http://www.whiskyshow.com/new/wp-content/uploads/2014/10/WS2014_ShowTimetable.pdf
Viski Listesi:
http://www.whisky-show.com/new/wp-content/uploads/2014/10/DramList2014.xls?ver=2


30 Eylül 2014

Jura Turas-Mara Tadım Notları


Turas Mara İskoç Galcesinde "uzun yolculuk" anlamına geliyor. Mara kelimesi aynı zamanda deniz de demek olduğu için denizaşırı bir yolculuktan bahsedildiğini anlıyoruz. Jura adasının yerlileri olan Diurach ların 19. yüzyılda yeni maceraların peşinde Jura'yı terketmeleri olayının anısına adlandırılmış bir şişe. Küçücük Jura adasının tek damıtımevi olan Jura'nın "travel exclusive" serisinden çıkan Turas-Mara %42 gibi hiç alışık olmadığımız (40 değil 43 değil) bir alkol düzeyiyle duty free raflarında gözüme çarptı. 

Kutusunu incelediğimizde göremesek de şişenin arka etiketinden karamel ile renklendirildiğini okuyabiliyoruz. Yine kutunun üstüne Jura tüm ekspresyonlarını tek bir şemada toplayarak nasıl bir viskiyle karşılaşacağımızın ipuçlarını veriyor:


Renk: Koyu kehribar
Koku: Zengin ve aromatik, bolca kara orman meyveleri, hafif bir karabiber
Tadım: Yoğun ve vurucu bir giriş, oldukça baharatlı; hafif ve uçucu kokusundan sonra beklediğimden biraz farklı, biraz su ekleyince kuru üzüm kokusu ve tadı ortaya çıkıyor.
Bitiş: Oldukça uzun ve sıcak, badem
Not: 88

26 Eylül 2014

GLENFIDDICH Damıtımevi


GLENFIDDICH (okunuşu: glenfiddik)
Sahibi: William Grant & Sons Ltd Kuruluş Tarihi: 1886 Kapasite: 12 milyon litre Yeri: Dufftown, Banffshire, Speyside Web Sitesi: http://www.glenfiddich.com Kelime Kökeni: Glen Fiddich (Glen(Valley) of the dear:Geyikler Vadisi)
Notlar:
  • Glenfiddich uzun yıllardır dünyanın en çok satılan malt viskisi ünvanını elinde bulundurmaktadır.
  • Speyside bölgesinde bulunan Dufftown'da Mortlach damıtımevinden hemen sonra 1886 da William Grant tarafından kurulan damıtımevi o yıldan beri el değiştirmemiştir. 5. kuşak Grant'lerin yönettiği bir aile işletmesi olarak kalmayı başarmıştır.
  • Glenfiddich damıtımevi 1886 yılında Cardhu (o zamanki adı Cardow) dan alınan ikinci el imbiklerle, Fiddich ırmağından toplanan kayalarla çok küçük bir bütçeyle (700 GBP) kurulmuştur. Bugün 28 adet kuğu boynu imbikle en fazla üretim yapan damıtımevlerinden biridir.
  •  William Grant & Son şirketi Glenfiddich'in yanısıra koşu Kininvie ve Balvenie damıtımevlerinin de sahibidir ve bu viskilerin harmanlandığı Grant's de dünyanın en çok tüketilen harman viskileri arasında yer almaktadır.
  • Harman viskilerin pazarı domine ettiği 1963 yılında tek malt viskiler üstüne yoğunlaşma kararı alan damıtımevinin bu kararı o zaman oldukça saçma karşılanmıştır.
  • Glenfiddich yeşil, üçgen şekilli ve etiketinde geyik resmi olan ikonik bir şişeye sahiptir.
  • 1969'da kapılarını halka açan Glenfiddich "ziyaretçi merkezi" kavramını uygulayan ilk damıtımevidir.
  • Glenfiddich klasik ekspresyonu olan 12 yıllığın yanısıra 15, 18, 21, 30, 40 ve 50 yıllık şişeler de çıkarmaktadır. 15 yıllık ekspresyon Solera sistemi ile karıştırılmaktadır.
  • Farklı yıl ekspresyonları farklı fıçılarda bekletildikleri için değişik kompleks tatlar sunsa da damıtımevi karakter olarak taze, meyvemsi (elma, armut) tat ve kokular sunan, yumuşak içimli viskiler üretmektedir.

Faydalı Linkler: http://www.youtube.com/user/GlenfiddichWhisky
http://www.youtube.com/watch?v=YbH9JRgPg5A

Google Maps:
https://www.google.com/maps/place/Glenfiddich+Distillery/@57.0754671,-6.0009348,597987m/data=!3m1!1e3!4m2!3m1!1s0x4885a55d09e3a6ab:0x8e2073b731c97b1c



24 Eylül 2014

Gusto Viski Kursu Başlıyor

Sn. Mehmet Yalçın'dan heyecanla beklenen haber geldi: Gusto viski kurslarının yeni sezonu 18 Ekim'de başlıyor. 

Son kursa katılarak Mehmet Bey'in derin deneyiminden faydalandığımı, yeni dostlar edindiğimi ve 40'a yakın viskiyi denediğimi önceki yazılarımda dile getirmeye çalışmıştım.
http://www.meleklerinpayi.com/2014/03/gusto-viski-kursu.html
http://www.meleklerinpayi.com/2014/04/gusto-viski-kursu-2-hafta-notlar.html
http://www.meleklerinpayi.com/2014/04/gusto-viski-kursu-3-hafta-notlari.html
http://www.meleklerinpayi.com/2014/04/gusto-viski-kursu-4-hafta-notlari.html

Viski konusunda bilgisini artırmak isteyen tüm dostların bu kursa katılmalarını öneriyorum.



Duyuru metni, kurs ayrıntıları, ücret ve iletişim bilgileri için:

GUSTO VİSKİ KURSLARI'NIN YENİ SEZONU BAŞLIYOR...

Türkiye’nin tek içki kültürü dergisi Gusto’nun 2009 yılında başlattığı ve Gusto Yayın Yönetmeni Mehmet Yalçın’ın verdiği Gusto Viski Kursları’nın yeni I. Etabı başlıyor… “A’dan Z’ye Viski” kitabının yazarı Mehmet Yalçın’la, dünyanın dört yanından gelen en ilginç viskilerin tadılarak sırlarının keşfedileceği etap, Kuruçeşme’deki İncirli Şaraphane’de 18 Ekim Cumartesi 16.00’da başlayacak.
Viski kursunun bu temel etabında, 4 hafta boyunca her Cumartesi 16.00-18.00 saatleri arasında dünyanın seçkin viskileri; füme balıklar, egzotik meyveler, çikolatalar ve purolar gibi eşlikçileriyle birlikte tadılacak. Johnnie Walker, Chivas Regal, Famous Grouse, Cutty Sark, Grant’s, J & B, Ballantine’s gibi popüler harmanlardan Macallan, Glenmorangie, Glenfiddich, Ardbeg, Talisker, Lagavulin, Cardhu, Glenlivet, Aberfeldy, gibi ünlü malt viskilere, Jack Daniel’s, Four Roses, Jim Beam, ve Bulleit gibi Amerikan viskilerinden Crown Royal gibi Kanada ve Nikka gibi Japon viskilerine tam 32 seçkin viski tadılacak. Her hafta 8 viskinin tadılacağı program şöyle:
1. hafta – İskoç Malt Viskileri (18 Ekim Cumartesi):
Çiçeksi Highland’lerden şurupsu Speyside’lara, isli ada viskilerinden tuzlu Campbeltown’lara, şeri fıçısında yıllanmışlardan çifte olgunlaştırılmışlara, İskoç maltlarının zengin dünyası…

2. hafta – İskoç Harman Viskileri (25 Ekim Cumartesi, bu güne özgü 17.00-19.00’da):
En popüler harmanlardan 12, 15 ve 18 yıllık “deluxe”lara, çeyrek asırlık “Super Premium”lara uzanan geniş bir palet…

3. hafta - Amerikan viskileri (1 Kasım Cumartesi):
En ünlülerinden en butiklerine burbonlar, yeni parlayan “small batch”ler, kovboylar Amerikası’nın baharatsı çavdar viskileri, Tennessee viskilerinin en özelleri…

4. hafta - İrlanda, Kanada ve Dünya Viskileri (8 Kasım Cumartesi):
Üç kez damıtılmış ipeksi İrlanda viskilerinden, Kanada’nın yumuşacık viskilerine, Japonların ödüllü maltlarından, Fransa ve Almanya’nın şaşırtıcı güzellikte viskilerine…

İncirli Şaraphane’de yapılacak kurslara katılım 25 kişiyle sınırlıdır. Katılımcılara kursun sonunda sertifika verilecektir, kursları bitirenler Gusto Viski Kulübü’ne katılmaya da hak kazanacaklardır. Kurs ücreti 500 TL’dir.
Kurslarla ilgili detaylı bilgi almak isteyenlerin, Gusto’nun 0212.237 01 12-237 01 17 ve 0545 353 96 70 numaralı telefonlarından Sezgin Bolat’ı aramaları rica olunur.

22 Eylül 2014

LAGAVULIN Damıtımevi


LAGAVULIN
(okunuşu: laagavuulin)

Sahibi: Diageo
Kuruluş Tarihi: 1816
Kapasite: 2.25 milyon litre
Yeri: Port Ellen, Islay Adası (Okunuşu: "Ayla")
Web Sitesi: http://www.discovering-distilleries.com/lagavulin/
Kelime Kökeni: Lag a' Mhuilinn (hollow by the mill: Değirmenin yanındaki küçük vadi)

Notlar:
  • Laphroaig ve Ardbeg damıtımevleri ile komşu konumda bulunan Lagavulin, Islay adasının ikonik damıtımevlerinden biridir.
  • Port Ellen feribot limanına 2 mil mesafedeki Lagavulin Körfezi'nde tarihi Dunyvaig Kalesi'nin yanında bulunmaktadır.
  • Denizin hemen kenarında bulunmasının yanısıra, kaynak suyunun yoğun turba içeren bir topraktan geçmesi ve arpanın kurutulması işlemi sırasında turba kullanılması nedeniyle yosun, iyot ve is kokusu yoğun viskiler üretilir.
  • 55-75 saat süren uzun fermentasyon süresi yoğun turba kokusuna katkıda bulunur. 
  • 1867 yılında James Logan Mackie & Company tarafından satın alınmıştır, Mackie'nin ölümünden sonra yeğeni Peter Mackie tarafından yönetilmiş ve bu dönemde büyük oranda Lagavulin tek maltı içeren harman viski White Horse doğmuştur.
  • Inovatif kişiliğiyle bilinen Peter Mackie "1/3 deha, 1/3 megalomanik ve 1/3 eksantrik" olarak tanımlanan ve "Restless Peter" lakabıyla anılan bir kişidir.
  • Peter Mackie Laphroaig White Horse için malt viski vermeyi durdurunca yine Lagavulin arazisi içinde Malt Mill damıtımevini de kurmuştur. Malt Mill 1960 da üretimi durdurmuştur ancak Lagavulin White Horse'un kalbindeki tek malt viski olmayı sürdürmüştür.
  • Lagavulin 1988 yılında United Distillers & Vinters'ın "Classic Malts" listesine Islay'i temsilen girmiştir.
  • Bir zamanlar en çok satan Islay maltıyken stok seviyelerindeki azalma nedeniyle Laphroaig ve Bowmore'un arkasına düşmüştür. Bugünlerde, patlayan talebi karşılamak için damıtımevi haftanın 7 günü 24 saat çalışmaktadır ve üretilen viskinin büyük bir bölümü (>%85) harman viskilere verilmemekte ve tek malt olarak şişelenmektedir.
  • Lagavulin'de 4 adet imbik bulunmaktadır. İlk imbikte 5 saat, ikinci imbikte 10 saat süren yavaş damıtım da viskinin karakteristik tadına etki etmektedir.
  • Lagavulin üretildikten sonra büyük bir bölümü matürasyon işlemi için anakaraya taşınsa da şu anda Islay adasında yaklaşık 16000 fıçı olgunlaşmaktadır.
  • Lagavulin 12 ve 16 yıllık ekspresyonların yanısıra 25 ve 30 yıllık şişeler de sunmuştur (zor bulunan 30 yıllık şişe en eski Lagavulin ekpresyonudur ve koleksiyonerlerin takibindedir)

Faydalı Linkler:
http://www.youtube.com/watch?v=2xXo_la8nbM
http://www.youtube.com/watch?v=b3juAf9ttT8
http://www.islayguide.com/distilleries/lagavulin.html 

Google Maps:
https://maps.google.com/maps/u/0/ms?msa=0&msid=203155687646514076048.0004d244d734dd5e05cbc&dg=feature



19 Eylül 2014

İskoçya kararını verdi: Hayır

Bildiğiniz gibi dün İskoçya tarihinin en heyecanlı günlerinden birini yaşadı. "Should Scotland be an independent country?" (İskoçya bağımsız bir ülke olmalı mı?) sorusunun yanıtını bu sabah aldık: Hayır! (NO)

%85 gibi çok yüksek bir katılımla gerçekleşen referandumda 2.000.000 kişi (%55) Hayır oyu kullanırken 1.600.000 kişi de Evet yanıtı verdi (%45)

Viski otoritelerinin şüpheci yaklaşarak İskoçya'nın Birleşik Krallık'tan ayrılması durumunda para birimi, Avrupa ülkelerine ihracat, vs gibi konularda sorun yaşayacağını ve bunun viski endüstrisini vurabileceğini dile getirdiklerini ve bu nedenle "No" tarafında durduklarını açıkladıklarını biliyorduk. Nitekim bu sabah sonuçların açıklanmasının hemen ardından The Scotch Whisky Association yöneticisi David Smith bir açıklama yaparak bu kararın getireceği stabilite ortamından memnun olduklarını ve politikacılarla yakından çalışmaya devam ederek Birleşik Krallık bütünlüğünün korunması ve viski sektörünün gelişimine devam etmesi için ellerinden gelen çabayı göstereceklerini belirtti.


Referandum sonuçlarının ayrıntılarını BBC nin basit ama kolay anlaşılır web sitesinden takip ettik.
http://www.bbc.co.uk/news/events/scotland-decides/results

İskoçya 32 bölgeden oluşuyor ve grafikten de görülebileceği gibi YES (bağımsızlığa evet) oylarının fazla olduğu sadece 4 bölge bulunuyor.



Kazananın hep viski olması dileğiyle!

18 Eylül 2014

İskoçya Bağımsız Bir Ülke Olmalı mı?


Should Scotland be an independent country? (İskoçya bağımsız bir ülke olmalı mı?) sorusunun yanıtına saatler kaldı...

Viski otoritelerinin şüpheci yaklaşarak İskoçya'nın Birleşik Krallık'tan ayrılması durumunda para birimi, Avrupa ülkelerine ihracat, vs gibi konularda sorun yaşayacağını ve bunun viski endüstrisini vurabileceğini dile getirdiklerini ve bu nedenle "NO" tarafında durduklarını açıkladıklarını okuyoruz. Sonuç ne olursa olsun bu referandumun İskoçya tarihindeki en önemli günlerden biri olacağı kesin.

Neyse ki güzel Türkçe'miz bu durumu harika şekilde karşılayan bir deyime sahip: Hayırlısı neyse o olsun...

Sonuçları aşağıdaki canlı yayından takip edebilirsiniz:
http://www.mirror.co.uk/news/uk-news/scottish-independence-referendum-live-video-4276887

10 Eylül 2014

Greenore Single Grain Small Batch Tadım Notları

Bugünkü tadım benim için oldukça yeni ve ilginç. Tahıl viskiler hakkında çok şey okumama rağmen ilk defa deneme fırsatı buluyorum; elimde "tek tahıl" viski kategorisinde yer alan ve 8 yıl olgunlaştırılmış bir İrlanda viskisi olan Greenore var, alkol düzeyi %40.

Tahıl viskiler önceki yazılarımdan da hatırlayacağınız gibi arpa maltından değil çavdar, buğday gibi değişik tahıllardan yapılan ve genellikle tek olarak şişelenerek değil, harman viskilerin içine tamamlayıcı olarak konularak tüketilen viskiler.





Renk: Oldukça açık bir sarı. Buna rağmen şişenin üstünde karamelle renklendirilmiştir uyarısını görmek ilginç geldi.
Koku: Vanilya ve çürümeye başlamış muz kokusu çok baskın. Limon kolonyasını hatırlatan keskin bir kokusu var. Biraz karamel kokusu da alıyorum. Çok aromatik.
Tat: Vanilya kokusu tadıyla da birleşince çok güzel oldu. Başlangıçta mentollü ve hafif bir izlenim verse de sonradan odunsu ve hatta metalsi keskin ve yoğun bir tad tüm ağzı kaplıyor.
Bitiş: Bitişi arka damaktan çok üst dişlerin hemen yanında damakta. Odunsu ve tuzlu bir tat bırakıyor, oldukça uzun
Not: 88

Belki de ilk kez denediğimden olacak, çok zevk aldığım bir viski oldu 8 yıllık Greenore.

6 Eylül 2014

Viski Markalarını Okuma Rehberi



İskoç tek malt viskilerin markalarını doğru okuyabilmek her viskisever için en sıkıntılı konulardan biri. Markayı bırakın, basit bir "Islay viskilerini çok severim" cümlesini sarfederken bile durup düşünüyoruz "izla" mı diyelim, "ayley" mi diyelim, yoksa "ayla" mı diye... (doğrusu "ayla" bu arada)

Dün gece İstanbul'u ziyarete gelen İskoç dostlarıma meyhane/rakı/meze kültürü dersi verirken (e buraya kadar gelmişler, oturup viski içmek ayıp olurdu:) konu konuyu açtı ve elbette viski konuşmaya başladık; çocukken tatillerini Jura adasında geçiren dostum John'u bulmuşken oraları anlattırmak ve ne zamandır aklımda olan bazı markaları bilen birinin ağzından duymak için çok iyi bir fırsat oldu. Üstüne de biraz araştırma yapınca bu yazı ortaya çıktı.

Neredeyse tüm markalar İskoç Galcesi kökenli olduğu için gördüğümüzle okunuşu arasında dev farklar olabiliyor. Highland Park, Springbank gibi İngilizce okuması kolay markalar tamam ama özellikle Bruichladdich, an Cnoc, Bunnahabhain, Caol Ila vs gibi kaç dil bilseniz bile tahmin yürütemeyeceğiniz markalar için bu rehberi hazırladım. İskoç Galcesinde sadece 18 harf bulunuyor  (a, b, c, d, e, f, g, h, i, l, m, n, o, p, r, s, t, u) ve harf öbekleri oluşturarak bazı sesleri okuyabiliyorlar, elbette bu da işleri çok zorlaştırıyor. 

Normalde bir dilin okunuşunu göstermek için uluslararası kabul görmüş fonetik semboller kullanılır ama işi daha da kolaylaştırmak için direk Türkçe yazdım, tam sesleri karşılamıyor ve biraz komik görünüyor olabilir ama en azından çok yaklaşmış oluyoruz:)

An Cnoc: Anok
Aberfeldy: Abırfeldi
Aberlour: Aberlağur
Ardbeg: Aardbeg
Ardmore: Aardmoğr
Arran: Aarın
Auchentoshan: Oğhıntoşın
Balblair: Balbleyr
Balvenie: Balveni
Benriach: Benriyık
Benromach: Benromık
Bowmore: Bovmoğr
Bruichladdich: Bruykladiy
Bunnahabhain: Bunnahaabın
Caol Ila: Kuulayla
Cardhu: Kardu
Craggenmore: Kraagınmoğr
Dalwhinnie: Dalvıni
Glen Garioch: Glengiyırih
Glenfarclas: Glenfarklas
Glenfiddich: Glenfiddik
Glenkinchie: Glenkinçi
Glenlivet: Glenlivıt
Glenmorangie: Glenmoorıncii
Highland Park: Haylend Park
Jura: Cuğra
Knockando: Nokındu
Lagavulin: Lagavuulin
Laphroaig: Lafroyg
Oban: Oğbın
Macallan: Maakalın 
Strathisla: Stratayla
Talisker: Taaliskır
Tamdhu: Tamdu
Tomintoul: Tomıntaul

Esquire dergisi İskoç aktör Brian Cox'la bir seri video çekmiş. Her markanın okunuşunu onun ağzından dinlemek isterseniz:
http://www.esquire.com/blogs/food-for-men/scotch-whisky-brands-list-5841578

İngilizce bilenler için bu linklerde de ayrıntılı anlatımlar var:
http://whiskycast.com/resources/other-resources/scotch-distillery-names-pronunciations/
http://www.whiskyforeveryone.com/whisky_basics/scottish_pronounciation.html
http://www.scotlandlogue.com/scotch-whisky-pronunciation-guide.html
 
Slainte!! (Slança)






5 Eylül 2014

The Yamazaki 12 Tadım Notları


İşim nedeniyle sık sık Dubai'ye gidiyorum. İskoç maltları açısından oldukça zengin bir viski koleksiyonuna sahip Dubai havaalanı'nın duty free dükkanları malesef Japon viskiler konusunda aynı güçte değil. Türkiye'de bulmak imkansıza yakın olduğu için "bu sefer sadece Japon viskileri alacağım" diye girdiğim duty free'den sadece The Yamazaki 12 yi bulabilerek çıktım.
 
Japon viski devi Suntory'nin amiral gemisi olarak adlandırabileceğimiz şişelerinden The Yamazaki 12 IWSC 2011 Gold Medal Winner - Best in Class ödülü sahibi bir marka ve Japon malt viski üretiminin ulaştığı muhteşem noktayı kanıtlar nitelikte.

Koku: Çok aromatik, adeta konyak hissi veren bir koku, fındık, özellikle ananas olmak üzere tropik meyveler, bal, vanilya, karanfil (burnuma her götürdüğümde yeni bir koku alıyorum, gerçekten de biraz fazla aromatik)
Tat: %43 alkol düzeyinin getirdiği özlediğimiz yakıcı hissin yanısıra oldukça tatlı, tarçın, hafif odunsu
Bitiş: Yumuşak damakta belirli bir bölgede konsantre olan orta uzunlukta vanilya ve tütün kokan bir yakıcılık (babamın ta ben çocukken içtiği Captain Black pipo tütünü)
Not: 88

Viski ustası Michael Jackson'ın yorumu:

'Yamazaki 12 year Old is a pioneering malt in Japan, for which Suntory deserve great credit. In its early days, it was rounded and delicate...now it is more intense, confident and elegant. 8/10' Michael Jackson, Whisky Magazine, Oct 2002

http://theyamazaki.jp/en/product/12years.html